Mevlana Güzel Sözler saayfa 14

Kendindendir çektiklerin gölgenden değil.Ne yaptın da sana dönüşünü görmedin?Ne ...ektin de ektiğini biçmedin?
Eylemlerin ruhundan ve bedeninden doğar.Sonra da çocuğun gibi gelip eteğinden tutar" HZ MEVLANA

Aşk da Tıpkı Elif gibidir,İsminde gizlidir, ama Okunmaz. O olmadan da besmele sese gelmez.O her şeyin İçindedir,ama hiç bir şeyde görünmez..

Yoldaki bir tepecik seni bunaltmış,oysa önünde yüzlerce dağ var.Mevlana

Kâmil insan toprak tutsa altın olur, eksik insan altın tutsa toprak olur...HZ.MEVLANA

Se­nin bir sa­man çö­pü ka­dar de­ğer ver­me­di­ğin yı­kık gö­nül, Arş’tan da üs­tün­dür, Kür­sî’den de, Levh’ten de, Ka­lem’den de!..Hor bi­le ol­sa gön­lü ha­kîr tut­ma!.. O, hor­lu­ğuy­la ge­ne de üs­tün­ler üs­tü­nü­dür. Yı­kık gö­nül, Al­lâh’ın na­zar et­ti­ği var­lık­tır. Onu ya­pan can ne mübârek­tir...Kı­rıl­mış, iki yüz par­ça ol­muş gön­lü tâ­mir et­mek, Allah ka­tın­da bir­çok ha­yır-ha­se­nât­tan da­ha yeğ­dir… Sus!...Her kı­lın­da iki­yüz dil ol­sa da söy­le­sen, gö­nül, ge­ne de an­la­tı­la­maz.Hz Mevlânâ

İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir.Görememek ayıbı, göstermemek kusuru, uğursuz nefsin parmağına ait işte.

Hz. Mevlana'nın evrensel bakış açısını anlatan bir sözü:"Tapımızda (yolumuzda) riyazat yok; burada hep lütuf var, bağış var. Hep sevgi, hep gönül alış, hep aşk, hep huzur var burada." 

Nasibinde varsa, alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa, bütün cihan önüne serilse sana ters…

"Bazı alimlerin Allah'ı ispat etmeye çalışmalarına şaşıyorum. Allah"ın varlığı sabittir, sen kulluğunu ispat etmeye çalış". [Mevlana]

Hz. Mevlanaya; Neden hep yak takımı ve kötü insanlarla berabersin neden onları kendine mürid olarak kabul ediyorsun diyen Diyenlere verdiği cevap şudur;İyilerle herkes iyi olur maarifet kötülerle iyi olabilmek !

İnsana bütün korku içinden gelir fakat insanın aklı daima dışarıdadır. Mevlana

Bizi görmek için yüzünü yıka,temizlen,kirlilikten kurtul!Çünkü kirli bir insan bizi göremez.Kendini manevi kirlerden temizlemeyeceksen bizden uzak dur!Kendi güzelliğimiz bize yeter.Biz yarın ihtiyarlayacak bir güzel değiliz,biz ebediyen genciz.Gönlümüz rahattır,hoştur.Biz kadimiz,önümüzde ön,sonumuzda son yoktur.Giydiğimiz beden elbisesi eskidi,yıprandıysa da ne gam?O elbisenin içindeki ihtiyarlamadı.Ömür örtümüz fanidir.Fakat kendimiz uçsuz bucaksız bir ömürüz.........HZ.MEVLANA

Hz. Mevlana'nın kendi bakış açılarını yansıttığı ve amaçlarını açıkladığı sözü:"Biz birleştirmek için geldik, ayırmak için değil."

Hırs, çirkinlikleri bile güzel gösterir.                                        Hz. MEVLANA

Mesnevi şerhlerinde, Mevlana'nın "ney" ile "insan-ı kamil"i, "kamışlık" ile "elest bezmi"ni, "ateş" ile "ilahi aşk"ı sembolize ettiği belirtilmiştir."Duy şikayet etmede her an bu Ney,Anlatır hep bu ayrılıklardan bu Ney.Der ki; feryadım kamışlıktan gelir,Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.Ayrılıktan parçalanmış bir yürek,İsterim ben, derdimi dökmem gerek.Şayet aslından biraz ayrılsa can,Öyle bekler, vuslata ersin zaman.Ağladım her yerde, hep ah eyledim,Gördüğüm her kul için, dostum dedim.Herkesin zannında dost oldum ama; makaleKimse talip olmadı esrarıma.Hiç değil feryadıma sırrım uzak,Gözde lakin yok ışık, duymaz kulak.Aşikardır can-beden, gör insanı,Yok izin, görmez fakat insan, canı.Ney sesi tekmil hava; oldu ateş,Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş!Ateş ateş olmuş, dökülmüştür Ney'e,Cebesi aşkın karışmıştır mey'e.Yardan ayrı dostu Ney dost kıldı hem,Perdesinden perdemiz yırtıldı hem.Kanlı yoldan Ney sunar hep arzuhal,Hem verir Mecun'un aşkından misal.Ney zehir, hem panzehir; ah nerde var,Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar?Sırrı bu aklın, bilinmez akl ile,Tek kulaktır müşteri, ancak dile.Sırf keder, gam; gitti kaç gün kaç gece,Geçti yanışlarla günler, öylece.Geçse günler, korku yok, her şey masal;Ey temizlik örneği, sen gitme kal!Kandı her şey, tek balık kanmaz sudan,Anlamaz olgun adamdan bil ki, ham,Söz uzar, kesmek gerektir vesselam!"

sabır aşka kar etmez. sabırla aşk bir arada bulunamaz.akılda aşığın derdine yetişemez derman bulamaz...Hz. Mevlana

Eden kendisine eder,Yapan bulur ve çeker.Unutma kazanmak koca bir ömür ister.Kaybetmeye ise anlık gaflet yeter.Mevlana

Yaşamak direnmektir.Sevmek güvenmektir.Şunu unutma,İnsan çoğu zaman dünyanın hakimi,bazen de küçük bir kalbin esiridir.Mevlana

Bırakacağın eli hiç tutma, Tutacağın eli ise hiç bırakma.. Sahte sevgilere gül olmaktansa, gerçek sevgilere diken ol !Şimdi sen; Uzattığın elini tutmayan ele mi dargınsın, Yoksa tutmayacak bir ele uzattığın için, kendine mi kızgınsın ?

Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra ...                  Hz. MEVLANA

"Madem ki hırsızlık ediyorsun, bari lâtif inciyi çal. Madem ki hamallık ediyorsun, bari yüce bir yük yüklen."

Uyum güzelliktir. Uyum, suyun özelliğidir. Su; sabrın simgesi, İstiridyenin yurdudur. Su oLmasaydı, "İNCİ" de OLmazdı..Sabırlı ol ki İstiridye gibi İnciler yapasın.! [Şems-i Tebrizi]   

"Hayat sana arka arkaya dikenlerini gösteriyorsa sakın üzülme , aksine sevin.. Çünkü çok yakında gülü de gönderecektir."  Hz Mevlana

[]

Değerini ve mertebeni artırmak için sana senden daha iyi bir arkadaş gerektir.

İnsan gözdür, görüştür, gerisi ettir..İnsanın gözü neyi görüyorsa,değeri o kadardır.Hz.Mevlana

Gerek yok her sözü, laf ile beyana.. Bir bakış bin söz eder, bakıştan anlayana...Hz. Mevlana 

Dün geçti gitti. Dün gibi, dünün sözü de geçti. Bugün yepyeni bir söz söylemek gerek. Hz. Mevlana

Ey insan Kafdağı kadar yüksekte olsan da kefene sığacak kadar küçüksün. Unutma her şeyin bir hesabı var;üzdüğün kadar üzülürsün [ Hz. MEVLANA ]

Duy Şikayet Etmede Her An Bu Ney.. Duy şikayet etmede her an bu ney, Anlatır hep ayrılıklardan bu ney. Der ki ferya...dım kamışlıktan gelir, Duysa her kim, gözlerinden kan gelir. Ayrılıktan parçalanmış bir yürek İsterim ben, derdimi dökmem gerek. Kim ki aslından ayırmış canını, Öyle bekler, öyle vuslat anını. Ağladım her yerde hep ah eyledim, Gördüğüm her kul için dostum dedim. Herkesin zannında dost oldum ama, Kimse talip olmadı esrarıma. Hiç değil feryadıma sırrım uzak, Nerde bir göz, nerde bir candan kulak? Aynadır ten can için, can ten için, Lakin olmaz can gözü her kimsenin. Ney sesi tekmil hava oldu ateş, Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş! Aşk ateş olmuş dökülmüştür ney'e, Cezbesi aşkın karışmıştır mey'e. Yardan ayrı dostu ney dost kıldı hem, Perdesinden perdemiz yırtıldı hem. Kanlı yoldan ney sunar hep arz-ı hal, Hem verir Mecnunun aşkından misal. Ney zehir, hem panzehir, ah nerde var, Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar? Sırrı bu aklın bilinmez akl-ile, Tek kulaktır müşteri, ancak dile. Gam dolu günler zaman hep aynı hal, Gün tamam oldu, yalan, yanlış, hayal. Gün geçer yok korkumuz, her şey masal, Ey temizlik örneği sen gitme, kal! Kandı her şey, tek balık kanmaz sudan, Gün uzar, rızkın eğer bulmazsa can. Olgunun halinden ah, anlar mı ham? Söz uzar, kesmek gerektir vesselam. (Farsça, çev: F. Halıcı) Mevlana Celaleddin Rumi

Gözler, korkunun aslını görmediğinden çeşit çeşit hayallereden korkar insan..

‎"Üzülme der Mevlana ve devam eder; Bir yandan korku bir yandan ümidin varsa iki kanatlı olursun... Tek kanatla uçulmaz zaten. Sopayla kilime vuranın gayesi kilimi dövmek değil, kilimin tozunu almaktır. Allah sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin? Taş taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olamaz....Yüzük olmak dileyen taş, ezilmeyi yontulmayı göze almalıdır..!"

Şu dünya aşıkları,canlarını dünya için,dünya malı için feda ettiler.bense canımı canların canına feda ettim.HZ.MEVLANA

Aşk der ki sana:Yolumdaysan, başım feda yoluna ama bil ki senin de başını isteri...m yoluma! Kahır, kapris gelecekse senden amenna. Ama ayağına diken batarsa yolumda, ah edip vahlanma. Aşk bilek gücü değil yürek işidir. Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara.HZ. MEVLANA

"aşk" Adlı Kitaptan...biz Dile Söze Bakmayız.gönle Hale Bakarız,edep Bilenler Başkadırcanı,ruhu Yanmış Aşıklar Başkadır.aşkşeriatı, Bütün Dinlerden Ayrıdır.aşıkların Şeriatıda Allah'tır,meshebide.mevlanasaygı Ve Rahmetle Anıyoruz...

Ben dostlarımı ne kalbimle nede aklımla severim. Olur ya ... Kalp durur ... Akıl unutur ... Ben dostlarımı ruhumla severim. O ne durur, ne de unutur ...     

Benim hayatımın gecesinde şu güneş gibi yirmi tane güneş doğsa da, karanlık gecemi aydınlatmaya çalışsa, sen gelmedikçe seher olmaz sevgili.. Hz. Mevlana

hımmm

Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten,kederi de sevinç haline sokabilir. hz. mevlana

AKREPLE KURBAĞABir gün kara bir akrep yolculuğa çıkmıştıYolu epey uzundu, yorgundu, acıkmıştı.Bir dereye rastladı; uzun, geniş bir dereBir yerlerden geliyor, gidiyor başka yere.Karşıya geçmek için uygun bir geçit gerekAradı, bulamadı; boydan boya gezerek.Şöyle büyük bir ağaç olsa dalları uzunÇıkar, yürür, geçerdi; varsın yorucu olsun.Ama yoktu ne yazık ne geçit, ne de köprü.Derken derede yüzen birkaç kurbağa gördü.Seslendi : "Arkadaşlar ! bakar mısınız lütfen ?"Dönüp onu görünce suya daldılar hemen."Korkmayın, hiç bir zarar vermem hiçbirinize,Ne olur, bir dinleyin, diyeceğim var size."O böyle yalvarınca içlerinden genç biriKafasını çıkardı, gözleri iri iri:"Akrep kardeş buyurun, diyeceğiniz nedir ?Yalnız çabuk söyleyin, işimiz aceledir.""Ne olursun kurbağa, çok zor bir durumdayım,İnan ki haftalardır bu uzun yolumdayım.Çok acele işim var, koşup ulaşmam gerek,Beni bekleyenlerle hemen buluşmam gerek.Beni sırtına al da karşıya geçiriver,Bu yorulmuş yolcuya bir iyilik ediver.""Ama Sayın Bay Akrep, çok korkarız biz sizden;Çıkıverirse sonra bir kaza iğnenizden ? ""Hiç olurmu a canım, ben öyle beter miyim ?Bana yardım edene kötülük eder miyim ?Hem sonra öyle bir şey yapacak olsam bileGitmez miyim seninle ben de suyun dibine ?"Böyle tatlı sözlerle kurbağayı kandırdı,Güvende olduğuna iyice inandırdı.Yüze yüze gelince suyun derin yerineKurbağanın ensesi takıldı gözlerine:Öyle parlak ve semiz, öyle iştah açıcı,Böyle av bulunur mu, bu kadar kışkırtıcı ?Sonunda duramadı, yaptı yapacağınıİğnesiyle felç etti kolunu bacağını."Ne yaptın akrep kardeş ? Hem kalleş hem döneksin,Ama sen de benimle birlikte öleceksin.""Ne yapayım kurbağa, kötüler hep aldatır;Hem sen işitmedin mi ? «Huy canın altındadır»".Sen de canım Oğuzhan, sakın kötüye kanma;Huyu kötü olanın sözlerinde aldanma...

Konuşsam dilim yanar, sussam kalbim..Önce duruyorum... Sonra susuyorum... İçimden çıkan lafların etrafı ,yangın yerine çevireceğini düşününce kilit vuruyorum dilime.. sonra Yan! diyorum içime!...Sadece sen yan! Ve Dayan! diyorum gönlüme!Dayan be gönlüm!...Dayan ki , elbet birgün görecektir sevgili arşa yükselen alevlerini...Dayan ki , elbet bir gün sende açan alev kırmızısı güllerin kokusu yâre ulaşacaktır...Dayan ki bir gün alevlerin, sevgilinin gözyaşıyla buluşacaktır...Dayan gönlüm!... Seni de elbet bir anlayan olacaktır!...Dayan be gönlüm!..İçine akıttığın gözyaşınla bile sitem etme sevgiliye!...Derdini başına tac et "Sevgiliden geldi." diye...Ve dayan , sorma "İçime bu yangını salıp da nereye gitti?" diye!...Sen sevgine sadık ol, o seni sevmese bile!...Dayan be gönlüm!...Bîçâre değilsin Yaradan sana yâr...Kimsesiz değilsin, yanında "Kimsesizler kimsesi" var!...Biliyorum! Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla, dünya sana dar!...Ama dayan gönlüm!..Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var!...Dayan be gönlüm!...İçindeki aleve attığın tohumları gözyaşınla yeşert!Dayan ki her şey bitecek bir gün, kalmayacak ne gam ne dert!...Alev kırmızısı güllerden der demet demet...Bil ki!...Bil ki bir gün mutlaka bitecek bu hasret!...Hz Mevlana

"Dediler ki: Gözden ırak olan gönülden de ırak olur... Dedim ki: Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur.." [Hz. Mevlana]

Dert, insanı yokluğa götüren rahvan attır.                       Hz. MEVLANA

Her şey üstüne gelip, seni dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde, sakın vazgeçme! Çünkü orası gidişatın değişeceği yerdir.  [Mevlana]

Ey yeryüzü gökyüzüne karşı durma, kalk aradan! Kalk da göğün nuru, gölgeleri yaksın. Ey gündüzün düşmanı, gece, senin gölgenden meydana gelmede..Hz.Mevlana.

Susmalıyım belkide.!Kefenleyip tüm kelimeleri ,cümleleri, öylece mısraları gömmeliyim.Ne sahibim bu yerde!nede kiracı!Sadece bir ömürlük misafirim ben. Yüregim kıymet bilene emanet.. (Şems-i Tebrizi)

[]

[]

Mevlana Celaleddin-i Rumi (k.s) Der Ki:Beş Türlü Kalp Vardir:-kalp Vardir ölüdür.-kalp Vardir Hastadir -kalp Vardir Gafildir -kalp Vardir Mühürlüdür -kalp Vardir Sapasağlamdir.-kafirin Kalbi ölüdür-günahkarin Kalbi Hastadir-nasipsizin Kalbi Gafildir.-kalbimizde Perde Vardir Diyerek Fena Iş Yapanin Kalbi De Mühürlüdür.-Allah Teala'dan ...Korkup Daima Ibadette Bulunan Kimsenin Kalbi De Sağlam Olan Kalptir

Bir can var canında o canı ara!Beden dağında ki gizli mücevheri ara!Ey yürüyüp giden dost bütün gücünle ara!Ama dışarıda değil, aradığını kendi içinde ara!Mevlâna Celaleddin Rumi

Hayat avucundaki su gibidir,sen tutmaya çalıştıkçao akıp gider.İçindeki günah kirini su değil ancak gözyaşı temizler.

Bir yolunu bulur kamıştan şeker çekersin, dut yaprağı birgün ipek olur giyersin.Acele edeyim demd sen sabret ey can ! Zamanla koruk dahi helva olur yersin.

Şu deredeki su,kaç kere değişti,yıldızların akisleri hep yerinde.                                 Hz. MEVLANA

Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki..Hz. Mevlana

Vaktiyle bir kurbağa fareye eş oldu. Fare, kurbağaya'kardeş sesin içimi ferahlatır, ama pek az su dışına çıkarsın. Seni saatlerce bekliyorum. Gel anlaşalım, senin ayağından benim ayağıma ip bağlayalım, benim canım sesini çekince ben ipi çekerim sen gelirsin' dedi. Bir gün fareyi karga gördü ve kaptığı gibi havaya kaldırdı. İpe bağlı kurbağanın da sonu oldu bu havalanma.!--Mevlana / Mesnevi--

Ne olurdu, seninle tatlılaşsaydım; yaşayış zaten acı.Ne olurdu, sen razı olsaydın benden de, herkes kızsaydı bana.Ne olurdu, seninle aram düzgün olsaydı da, bütün alemlerle aram açılsaydı, dünya yıkılıp yansaydı.Sen beni sevdikten sonra malın mülkün değeri mi olur? Zaten toprak üstünde ne varsa hepsi de toprak olacaktır.Alem O'nunla kaimdir ve O'nsuz olan hiçbir şey yoktur. O'nun rızası, rahmeti, bereketi ve tecellisi olmayan hiçbir şeyin değeri yoktur.(Mevlana)Bazen ağladığımı zannediyorlar,Gözlerimdeki ıslaklığı görünce.Halbuki bilmiyorlar,Buz gibi yüreklerle karşılaşınca,Benim sıcacık,sevgi dolu yüreğimin...Etkileşiminden ötürü oluşan,Çok asil bir buharlaşma olduğunu:)(bu Mevlana'dan değil)

Ey oğul, herkesin ölümü kendi rengindendir. Düşmana düşmandır, dosta dost!Ayna Türk'e nazaran güzel bir renktedir. Zenciye nazaran o da zencidir.Ey can, aklını başına devşir. Ölümden korkup kaçarsın ya; doğrusu sen, kendinden korkmaktasın.Gördüğün, ölümün yüzü değil, kendi çirkin yüzün. Canın bir ağaca benzer; ölüm onun yaprağıdır.İyiyse de senden yetişmiş, yeşermiştir; kötüyse de. Hoş nahoş.. gönlüne gelen her şey senden, senin varlığından gelir.

‎"Oldugum gibi kim görebilir beni, Ne rengim var benım, ne nişanım. Benim de bildiğim sırlar var, diyeceksin ama, Hem o sırlarım ben, hem de o sırları saklayanım. Bu gönül ne vakit duracak, bilmem. Ama şu anda hiç kımıldamadan duran da benim.Yürüyüp giden de ben." MEVLANANe vazgeçebilirim senden. Ne de sana ulaşabılırım.Her gece hasretinle kapanır artık bu gözlerim, her sabah güneşim solgunlaşır ayrılığın sancısıyla.Saklı tutamadığım sevgimi başladığım gibi bitirmeli, GELDİĞİM GİBİ GİTMELİYDİM...!

Kim daha güzelse kıskançlığı daha fazla olur. Kıskançlık ateşten meydana gelir.

Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek bir cevabım vardır elbet. Lakin; bir lafa bakarım laf mı diye! Birde söyleyene bakarım adam mı diye!

"Ne olurdu, seninle tatlılaşsaydım; yaşayış zaten acı.Ne olurdu, sen razı olsaydın benden de, herkes kızsaydı bana.Ne olurdu, seninle aram düzgün olsaydı da, bütün alemlerle aram açılsaydı, dünya yıkılıp yansaydı.Sen beni sevdikten sonra malın mülkün değeri mi olur? Zaten toprak üstünde ne varsa hepsi de toprak olacaktır.Alem O'nunla kaimdir ve O'nsuz olan hiçbir şey yoktur. O'nun rızası, rahmeti, bereketi ve tecellisi olmayan hiçbir şeyin değeri yoktur."

EY dilim!Sen benim hem servetimsin hem felaketim.Beni bahtiyar eden de sensin,berbat eden de sen.

Hüzün olgunlaştırır,Kaybetmek sabrı öğretir can.[ Mevlana ]       Acaba bana mı söylemiş bu sözleri...

Aşk bilek gücü değil yürek işidir. Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara.HZ. MEVLANA     

      Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker. Hırs, çirkinlikleri bile güzel gösterir.                  Hz. Mevlana

Aldılar beni yerden, sözlerim yarım kaldı Vardım göğe dünyadan arlanış savım geldi                              M. Celaleddin-i Rumi      

Üzülme, dert etme can! Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan, ne mutlu sana.Elinde olmayanları söyleme bana.Elinde olanlardan bahset can!                       Hz. Mevlana

Düşmanını sevmek, düşmanının da seni sevmesini istersen, kırk gün onun hayrını ve iyiliğini söyle, o düşman senin dostun olur; Çünkü gönülden dile yol olduğu gibi, dilden de gönüle yol vardır.                               Hz. Mevlana

         Niye kederlenirsin? Taş taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olamaz... Yüzük olmak dileyen taş, ezilmeyi yontulmayı göze almalıdır..!"                               Hz. Mevlana              Herkese hayırlı akşamlar ve mutlu yarınlar...

Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol

sen düşünceden ibaretsingeriye kalan et ve kemiksingül düşünür gülistan olursundiken düşünür dikenlik olursun

Cevher varken pul neye yarar; Rabbini bilmeyen kul neye yarar; Herkes tutturmuş bir yol gidiyor; Allah'a gitmeyen yol neye yarar ...HZ.Mevlana

Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten,kederi de sevinç haline sokabilir.

Senin canında bir can vardır. Sen o canı ara! Senin teninin dağında çok kıymetli bir inci bulunmaktadır. Sen o incinin madenini ara! Ey Hak yolunda yürüyüp giden sufi! Eğer arayabiliyorsan, onu sen kendinde ara, Kendinden dışarda arama!

hayatı komedi sananlar SON espiriyi düşünsünler.BU SÖZ KİMİN ACABA? MEVLANA MI?

İranlı şair demiş ki ; -aşka uçarsan kanadın yanar.. Mevlana demiş ki ; -aşka uçmazsan kanat neye yarar ? (:

Dertli adamın kararsızliklarla, dumanlarla dolu bir evi vardir. Derdini dinlersen o eve bir pencere açmış olursun.

"Aşkı bulmak için 'ben'den vazgeçmeli."

Önemli olan seni tamamlayacak ruhu bulmandır.. Her peygamberin verdiği öğüt aynıdır: Sana ayna olacak insanı bul...! Hz.Mevlana

AŞK ?Ey Gönül! Aşkın belli bir cismi yok ki kişilerde arayasın. Aşkın haritası... yok ki define avcılarına başvurasın. Aşk aramayla bulunur değil ki siparişini yapasın. AŞK nasip işidir, hesap işi değil. AŞK adayıştır, arayış değil. Sen adanmışsan ve bu uğurda yanmışsan, AŞK zaten gelir seni bulur.[ MEVLANA ]

Niceleri geldi neler istediler,Sonunda Dünya'yı bırakıp gittiler.Sen hic gitmeyecek gibisin degil mi? O gidenler de senin gibiydiler....MevLana

Canım bedenimde oldukça, kulum, köleyim, seçilmiş Hz. Muhammet'(SAV)in yolunun toprağıyım. Birisi sözlerimden bundan başka söz naklederse, o kişiden de bezmişim ben, o sözden de.

"Yalnızlığın en kötüsü, anlamayanların arasında kalmaktır."

Dünyanın en güç işi bir şeyin nasıl yapılacağını bilirken, başka birinin nasıl yapamadığını ses çıkarmadan seyretmektir.

Mevlana der ki:"Bir gün kaldığın yerden başlayacaksın, biri seni bulacak. Önce korkacaksın eski acılara yakalanmaktan, biraz ürkeceksin. Ne kadar dirensen de nafile. İnsansın sonuçta, seveceksin. Eski acılara bakıp da küsme sevdalara, gavura kızıp da oruç bozulmaz. Sök at kafandan acaba'ları !!! Bir kemik aynı yerden iki defa kırılmaz.."

Hatasız Dost Arayan Dostsuz Kalır..(Mevlana)

Mevlânâ, "Herkes ayrılıktan bahsetti, bense vuslattan" der. Kendinin ölüm ve vuslat anlayışını, Kur'an-ı Kerim'in bir âyetinin ışığı altında tetkik edip anlamak mümkündür:"Her nefis ölümü tadacaktır. Sonra ancak bize döndürüleceksiniz" (el-Ankebût, 29/57).

Bir şeyi bulunmadığı yerde aramak,hiç aramamak demektir.

altın aramıyorum, altın olmaya yeteneği olan bakır nerede?Hz. Mevlana

İnsaf et, saman çöpü bile rüzgar esmedikçe hareket etmez ise koskoca dünya bir güç olmadan kendi kendine nasıl hareket eder. (Mevlana)

Sevmeye layık olmayanı hatırlayarak değerli etme. Dönmek mi istiyor, bir şans daha verme. Unutma; "sevgi yürekli olana yakışır".Şems

Mevlanaya sormuşlar "sevgili" nasıl olmalı diye...Sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile seni sevmeli...Sarılacak biri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı...DAYANILMAZ OLDUĞUN ZAMANLARDA BİLE SANA DAYANMALI...!(Hz.Mevlana)

Yalnız kaldığın için üzülme! Şu kadarını bil ki; dünyada hiç kimse kimsesiz kalmaz! Birisi ile uyuşamazsan, anlaşamazsan, onun yerine Allah bir başkasını senin karşına çıkarır!Mevlana Celaleddin Rumi

Herkes dışını süslerken, sen içini, kalbini süsle. Herkes başkasının ayıbını araştırırken, sen kendi ayıplarınla meşgul ol! (Hz. Mevlana)

Mevlana'dan

Dünya tuzaktır. Yemi de istek.İstek tuzaklarından kaçının. Hz. Mevlana

Söz söyleyen kemal sahibi olursa, marifet ve hakikat sofrasını serdi mi, o sofrada her türlü yemek bulunur. Herkes orada gıdasını bulur.

 Şu deredeki su,kaç kere değişti,yıldızların akisleri hep yerinde. Hz. Mevlana

Nefsin üzüm Ve Hurma Gibi Tatlı şeylerin Sarhoşu Oldukça Ruhunun üzüm Salkımını Görebilir Misin Ki?   HZ.MEVLANA

..Ey gönül, bir sen varsın, bir de O`nun derdi var. O`nun dertlisi olmak ne hoştur. O`nun derdi senin dermanındır...Bu sebeple O`nun verdiği ızdırabı, çek, sakın şikayet etme, sızlanma. O`nun takdiri, onun fermanı, budur. Maddi arzularını ayak altına alırsan, o zaman, nefsin köpeğini öldürürsün ki asıl kurban da budur...Hz.Mevlana.

Bilgiye ulaştı mı ayak, kanat olur.                            Hz.MEVLANA

Perhizi olmayan bir vücut meyvesiz bir ağaç;Utanması olmayan bir beden ,tuzsuz bir aş,Gayreti olmayan bir vücut,sahipsiz bir köle gibidir.

 ASLANLA TAVŞANBir ormanda yaşayan birkaç küçük hayvanınHuzurları kaçmıştı korkusundan aslanın.Birden pusudan çıkar, birisini kapardı;Bu yüzden hepsinin de ondan ödü kopardı.Bir çâre düşündüler ve ona dediler ki :"Biz seni doyururuz, sen kabul et yeter ki;Her gün birimiz gelir oluruz sana kurban,Yeter ki sen avlama bizi çıkıp pusudan.Bu korkuyla yaşamak bize çok zor geliyor,Kovuklara sinmekten yağlarımız eriyor."Aslan kabul edince anlaşmaya varıldı,Topluluk yavaş yavaş evlerine dağıldı.Her gün sabah toplanıp kur'a çekiliyordu,Kur'ada ismi çıkan aslana gidiyordu.Sonunda bir gün sıra küçük tavşana geldi,Ama zulme isyanı tavşancık görev bildi."Böyle devam edemez bu iş !" diye bağırdı.Ama böyle cesaret çoğu için ağırdı."Şaşırdın mı ? " dediler, "hep beraber söz verdik;Hem de bunca zamandır sözümüzde direndik.Hadi isyancı tavşan, bizi yalancı etme,Hadi, çabuk yürü de padişahı incitme.""Dostlarım" dedi tavşan, "kızmayın, izin verin,Bir oyun yapacağım, izi kalacak derin."Dediler : "Kendine gel, böyle köpürüp taşma,Sen bir küçük tavşansın, dev aslana sataşma;Gurura mı kapıldın, haddini aşıyorsun,Sen hepimiz için de tehlike taşıyorsun !""Tersine !" dedi tavşan, "barışı bulacağız,O zalimin elinden hepten kurtulacağız."Sonunda küçük tavşan dönüp koyuldu yola,Arkasından baktılar gözleri dola dola.Biraz yolu uzattı, eğlendi sağda solda,Epeyce gecikerek gitti vardı huzura.Aslan çok sinirlenmiş, kükreyip duruyordu,Yerleri tırmalıyor, burnundan soluyordu.Nihayet görününce uzaktan bizim tavşan"Nerde kaldın ey soysuz !" diye bağırdı aslan."Bilmezmisin her canlı benden çekinir, korkar;Gücümün karşısında eğilir tüm hayvanlar ?"Nice koca öküzü hakladım bir vuruşta;Bunun için karşımda herkes esas duruşta.Sen kim oluyorsun da böyle geç kalıyorsun,Benim yüce emrimi hafife alıyorsun ?"Tavşan boynunu büküp dedi :"Aman efendim,Müsaade buyurun, hâlimi arzedeyim :Tam vaktinde çıkmıştık arkadaşımla yola,Geliyorduk beraber bu çok yüce huzura;Ben küçüğüm diyerek orman arkadaşlarımBizi çift gönderdiler size ey Padişahım.Ama yolda bir aslan birden saldırdı bize,Çok iri ve güçlüydü, getirdi bizi dize.Dedim ki : "Bizi bırak, biz Padişah kuluyuz,Yüce kapıya giden iki garip yolcuyuz."Dedi ki : "O da kimmiş ? Burda Padişah benim,Dünyada benden güçlü başka aslan görmedim.Kendine güvenirse gelsin, çıksın karşıma,Kim büyük ve güçlüymüş, göstereyim ben ona."Dedim "Bana izin ver, Sultanıma gideyim,Senin dediklerini ona haber vereyim.""Çabuk hemen git ve dön, yoldaşın kalsın rehin;Kralına da söyle, gözüme görünmesin.""Dedi o aslan bana" deyince minik tavşan,Öfkeden kudurmuştu bizim o koca aslan."Kim acaba bu sersem, gidip onu bulayım,O kendini bilmeze kendimi tanıtayım;Hadi şimdi çabucak öne geç de yol göster !"Dedi aslan ve yola koyuldular beraber,Nihayet kenarına geldiler bir kuyunun.Yâni son perdesine gelinmişti oyunun.Tavşan dedi : "O aslan yaşıyor bu kuyuda,Böylece el altında içeceği suyu da."Eğilerek baktılar beraberce kenardan :Dipte bir aslan vardı, bir de yanında tavşan.Bu kendinin sudaki yansımasıydı ama,Gerçek gibi göründü bizim koca aslana.Kocaman kükremesi kuyuda yankılandı,Böylece gördüğüne bir kat daha inandı.Cesaretle atladı üzerine düşmanınSon hamlesi oldu bu, o zavallı aslanın.Kuyu oldukça derin, taşları da pek sertti;Bu çok cesur atlayış onu canından etti.Güçlü olmak iyidir, ama zorbalık kötü.İyi dinle ve öğren; Oğuzhan bu öğüdü:Akıllı ve güçlü ol, ama haksızlık etme,Gücünü ve aklını kötülükte tüketme.Zalime boyun eğme, bu onu güçlendirir;Her zaman hakkı gözet, etrafını sevindir."Kim ki olur dünyada zulüm ederek âbâd,Elbette akıbeti olacaktır çok berbat."Mevlana

"Söz söyleyen kemal sahibi olursa, marifet ve hakikat sofrasını serdi mi, o sofrada her türlü yemek bulunur. Herkes orada gıdasını bulur."

Ey oğul, herkesin ölümü kendi rengindendir. Düşmana düşmandır, dosta dost!Ayna Türk'e nazaran güzel bir renktedir. Zenciye nazaran o da zencidir.Ey can, aklını başına devşir. Ölümden korkup kaçarsın ya; doğrusu sen, kendinden korkmaktasın.Gördüğün, ölümün yüzü değil, kendi çirkin yüzün. Canın bir ağaca benzer; ölüm onun yaprağıdır.İyiyse de senden yetişmiş, yeşermiştir; kötüyse de. Hoş nahoş.. gönlüne gelen her şey senden, senin varlığından gelir.

Kabuğu kırılan sedef üzüntü vermesin sana,içinde inci vardır.

Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.

Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan danedir bir sevgiye harcanmadıktan,bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.

Kalp bir bahçe gibidir.Onda mutlaka birşeyler bitecektir.O halde güzel şeyler ekin ki güzel şeyler bitsin!...

Tövbe Bineği şaşılacak Bir Binektir. Bir Solukta Aşağılık Dünyadan Göğe Sıçrayıverir. HZ.Mevlana

İnsanları iyi tanıyın, her insani fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin. Mevlana

Bilgi sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır

BU AYRILIK Kusuruma bakmayın benim, dostlar, bağışlayın beni. Ben davullara, bayraklara aldırmayan bir padişahın yoluna düşmüşüm, deli divane olmuşum. Çok uzaklardan yürüyen bir adam gibiyim ben, çok uzaklardan geçen bir hayal gibi. Ama yok da sayılmam hani, var olan bir şeyim ben. Haydi ben bensiz geleyim, sen sensiz gel. Ne varsa şu ırmağın içinde var, soyunalım iki can, dalalım şu ırmağa, hadi. Bu kupkuru yerde yakınmadan gayri ne gördük, bu kupkuru yerde ne gördük zulümden gayri. Bu ırmakta ne ölmek var bize, bu ırmakta ne gam var, ne keder var, ne dert. Bu ırmak alabildiğine yaşamaktan, bu ırmak iyilikten, cömertlikten ibaret. Durma, çabuk gel, gelmem deme. Ne evet demek yaraşır sana, ne hayır, dostum, senin şânına sadece gelmek yaraşır.

Baskalarının bahtiyarlığına imrenme. Çok kimseler var ki, senin hayatına gıpta ediyorlar.Sus ! Sus ki ; Susuşta yüzlerce Dil - yüzlerce Anlatış vardır !Yoldaki bir tepecik seni bunaltmış,oysa önünde yüzlerce dağ var.{ Hz Mevlana } 

Kanaatten hiç kimse ölmedi, hırsla da hiç kimse padişah olmadı.

Hakkın öyle lütuflarına erdim ki, benim zindanım kurtuluştan daha hoştur.Nefretim, öfkem şekerden daha tatlıdır.Kılıcım yaşayıştan daha güzeldir, yakutum zekattan (manen tertemiz olmaktan) daha saf, daha temizdir....Hz.Mevlana.

Pirlik, saçın sakalın ağarması ile elde edilmez. İblisten daha ihtiyar kim var?

Dil, tencerenin kapağına benzer. Kıpırdadı da kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın.                      Hz. MEVLANA

Dün geçti gitti. Dün gibi, dünün sözü de geçti. Bugün yepyeni bir söz söylemek gerek. Hz.Mevlana

DEVE İLE FAREBir gün minik bir fare yolda gördü bir deve;Semerini çıkarmış, yem’ini geve geve, Sahibi yokmuş gibi amaçsız yürüyordu,İpi nasılsa düşmüş, yerde sürünüyordu.Küçük fare durumdan hemen görev çıkardı.Biraz sonra ağzında deve yuları vardı.Fare biraz yürüdü, ip bir hayli gerildiDeve de uysal hayvan, o tarafa yöneldi.Fare buna sevindi; dahası, kurumlandı;Gördüğü itaatı kendi gücünden sandı.“Meğer ne yiğitmişim, ne kadar da kahraman;Var mı acep dünyada benim gibi pehlivan !”Farenin yedeğinde kos kocaman bir deve,Bir hayli yol aldılar geçerek ova tepe.Derken küçük bir dere çıktı karşılarınaFarecik durdu kaldı, kalbini aldı tasa.“Ne oldu” dedi deve, “çok iyi gidiyordun;”Güçlü ve akıllıydın, ustaca güdüyordun ?Sen ki beni dağlardan, tepelerden aşırdın;Ne için durakladın, niye böyle şaşırdın ?Hani benim güdücü’m, güçlü kılavuzum’dun ?;Haydi, durup düşünme kara kara, upuzun.Yiğit ol da gir suya, dereden geçir beni;Çok iyi kılavuzdun, göster marifetini.” “Arkadaş !” dedi fare, “bu su engin bir deniz;”Hem de bir hayli derin, yok ki dibinden bir iz.Saklayacak bir şey yok, canımdan korkuyorum,Ben bu suyu geçemem, girersem boğulurum.”“Bir bakalım” diyerek şu bizim uysal deve,Bir iki adım attı, gitti, girdi dereye.“Baksana korkak fare, hiç de değilmiş derin;Buncacık su için mi bunca koyu kederin ?Bak o kadar az ki su, dizimden de aşağı;Boşuna eritmişsin yüreğindeki yağı !”Fare dedi : “bu dere sana göre karınca, Ama benim gözümde koskoca bir ejderha !”“Dizden dize çok fark var; sana diz boyu ancak,Ama benim boyumu metrelerce aşacak.”Deve dedi : “Ey ahmak, madem farkettin farkı,Artık kendine gel de bitsin artık bu şarkı.Terbiyesizlik etme, yakma kendi canını,Boyuna bosuna bak, kendini iyi tanı.Elini yıkamadan hamur açmaya bakma;Ticareti bilmeden dükkân açmaya kalkma.Kendi denginle yaşa, kendi denginle uğraş; Kedi isen kediyle, itsen itlerle dalaş.Kul isen kulluğu bil, sultanlığa yeltenme, Denizi görmemişken kaptanlığa özenme.Boyunu aşan işe haddini bil, bulaşma,Sorumlu olmadığın işlerle de uğraşma.”

Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide: Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki..

Küfürle iman, yumurtanın akıyla sarısına benzer. Onları ayıran bir berzah var, birbirine karışmazlar.Hz. Mevlana

Sen ne kadar bilirsen bil senin bildiğin karşındakinin seni ne kadar anladığıdır...

''İnsanlar günahları ile övünüp sevaplarla alay ediyorlarsa,şeytan yüreklerinde tavaf ediyor demektir''...Aklım kalbime İMAN nedir diye sordu ... Kalbim ise aklimin kulagina egilerek ; " İMAN EDEPTEN İBARETTİR " dedi ... [Hz.Mevlana]

Aşığa aşıktan başka her şey haramdır.Mevlânâ Celâleddin Rûmi

Geminin içindeki su, gemiyi batırır. Geminin altındaki suysa, gemiye arka olur.HZ.Mevlâna

BaharSevgili tutmuş yularımdan beni, develer gibi habire çeker. Esrik devesini böyle nereye götürür, böyle hangi katara? Hem canımı çiğnedi benim o, hem bedenimi çiğnedi. Gönlümü bağladı benim o, kırdı şişemi. Ne iş yaptırmaya götürür, bilmem, nereye götürür beni. Sevgili takar beni oltasına, atar karaya balık gibi. Sevgili kurar gönlüme bir tuzak, avcıdan yana çeker sürür beni. Bakarım tabiat başlar büyük işine: Bulutlar gelir uzaktan katar katar, küme küme. Bulutlar sular ovaları. Bulutlar yürür dağlara doğru. Uyanır açar gözlerini yeryüzü. Gökler çalar davulunu. Dalların gönlüne çeker gülün özü en güzel kokusunu baharın. Tohumun gönlü başlar vermeye tohum. Ağaç durmadan söyler, döker içini.   Mevlana Celaleddin Rumi  

Aşk Nedir*Şarabım aşk ateşidir,hele onun eliyle sunulursa öyle bir ateşe odun kesilmezsen yaşamak haram olur sana. *Söz dalga dalga coşmada amma onu dudakla,dille değil,gönülle canla anlatman daha iyi. *Aşk nedir,bilmiyorsan gecelere sor,şu sapsarı yüzlere,şu kupkuru dudaklara sor. *Su nasıl yıldızı,ayı aksettirir,gösterirse bedenler de canı,aklı bildirir,gösterir. *Can,aşktan binlerce edep öğrenmede,öylesine edepler ki mekteplerde okunup öğrenilmesine imkan yok. *Gökyüzünde,yıldızlar arasında parlak ay nasıl görünürse aşık da yüzlerce kişi arasında öyle görünür,o göründümü herkesin parlaklığı söner. *Akıl bütün gidilecek yolları bilse bile,gene aşk yolunu bilemez,şaşırır kalır.   Mevlana Celaleddin Rumi 

Denizin kenarına kadar, ayakların izi vardır. Ama denize girdikten sonra ne iz kalır, ne işaret.

" Ben dostlarımı; Ne kalbimle, ne de aklımla severim.Olur ya...! Kalp durur, akıl unutur.Ben dostlarımı; Ruhumla severim. O, ne durur, ne de unutur "                                        Hz. Mevlana

Sen beni sevdikten sonra malın mülkün değeri mi olur? Zaten toprak üstünde ne varsa hepsi de toprak olacaktır.

 Dün geçti gitti. Dün gibi, dünün sözü de geçti. Bugün yepyeni bir söz söylemek gerek. ..

 Aşk, davaya benzer. Cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki.!

· Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir. ..

Kuru duayı bırak, ağaç isteyen tohum eker

HAYATZamanın birinde, bir adam çalişmak amaci ile çok uzaklara gitmis ve yıllarca çalişmiş. Sonunda memleketine dönme zamani gelmis. Bu çalışma sürecinde toplam 3000 akçe biriktirmiş ve evinin yolunu tutmuş. Evine doğru giderken yolu büyük bir sehirden geçmiş.Yolda yürürken köse başında birisi "Bir nasihat bin akçe, bir nasihat bin akçe" diye bağırıyormuş. Adam düşünmüş: 'Nasıl olur, bir nasihati bin akçeye satarlar, ben yıllarca çalıştım ve sadece 3000 akçe biriktirdim'Bu işe pek akı ermemiş ama merak işte. Duramamiş ve adama bin akçe vererek o nasihati satin almiş. Nasihat "KADERDE NE VAR ISE O ÇIKAR" ve yoluna devam etmiş...Ilerde yine köşe başında baska bir adam bağırıyormuş "bir nasihat bin akçe" diye. Adam yine dayanamamış bin akçe de o adama vermiş ve ikinci nasihati da satin almiş. Ikinci nasihat da: GÖNÜL KIMI "SEVERSE GÜZEL ODUR"Son kalan bin akçesi ile de yoluna devam etmiş. Tam şehrin çkışında yine köşe başında bir adam bir nasihati bin akçeye satıyor. Adam bir parasına bakmış, bir de nasihati satan şahsa, dayanamamış ve kalan son akçesiyle de o nasihati satin almiş. Son nasihatte: "HIÇ BIR IŞ ACELEYE GELMEZ". Parasiz yoluna devam etmiş.Şehrin çıkışında büyük bir topluluk ile karsilasmis. Topluluk telas içindeymis. Yaklasmis ve radakilerden birine neler oldugunu sormus. Oradan birisi açiklamis, demis ki : Burada sehrin tüm su ihtiyacini karsilayan bir kuyu var, ama kuyunun içinde de canavar var. Canavar suyu tutmus, göndermiyor. Asagiya kim indiyse bir türlü çikamadi. Simdi herkes korkuyor asagi inmeye" Adam düsünmüs ve ilk satin aldigi nasihat aklina gelmis. "Kaderde ne var ise o çikar" asagi inmeye karar vermis. Aslinda bu nasihatleri herkes bilir ama uygulayabilmemiz için belli bir bedel ödememiz gerekiyor.Inince canavar hemen yakalamis ve yerine götürmüs. Demis ki: "Buraya gelenlerin hepsine bir soru sordum ve bilemediler. Eger sen bilirsen seni serbest birakirim." Bir dizine sarisin ve dünya güzeli bir kadin, diger dizine de kurbaga koymus ve "söyle bakalim hangisi güzel?" demis. Adam düsünürken aklina ikinci aldigi nasihat gelmis ve "gönül kimi severse güzel odur" demis. Bu cevap canavarin çok hosuna gitmis. Zira canavar,kurbaganin gözlerine asikmis. Adami salmis ve suyu birakmis. Almislar krala götürmüsler ve agirliginca altin vermisler.Adamimiz yoluna devam etmis ve nihayet evine varmis. Evinin camindan içeri bakmis. Bir de ne görsün; karisi genç biri ile diz dize oturuyor. Hemen kilicini çekmis ve tam içeri girerken üçüncü nasihat aklina gelmis "Hiçbir is aceleye gelmez". Kilicini kinina koymus ve içeri girmis. Hoş beşten sonra karisina o genci sormus. Kadin da: "bey sen gittiginde ben hamileydim ve bir oglumuz oldu. Bu genç senin oglun" demis.MEVLANA

arkadaşlar bana ney dinletisi lazım olduda düzgün bişey bulamadım. Gönderebilecek varsa şimdiden teşekkürler( ortalama 5-6 dakika falan)

Asalet; Boyda değil, soyda.. incelik; belde değil, dilde.. doğruluk; sözde değil, özde.. güzellik; yüzde değil, yürekte olur..!Hz Mevlana

    Görünüşte saçma şeyler söylerler ama sen onları masal sanma sakın... bütün viranelerde define aramaya koyul!

İranlı bir şair diyor ki;" AŞK’A uçarsan kanatların yanar." Bu söze cevaben Mevlana diyor ki;"AŞK’A uçmazsan kanat neye yarar.”

AĞITGöz gamın ne olduğunu bilseydi,gökyüzü bu ayrılığı çekseydi,padişah bu acıyı duysaydı;göz gece demez gündüz demez ağlardı,gökler yıldızlara, güneşle, aylagece demez gündüz demez ağlardı.padişah bakardı ününe,tacına, tahtına, tolgasına, kemerine,gece demez gündüz demez ağlardı.Gül bahçesi güzün geleceğini duysaydı,uçan kuş avlanacağını bilseydi,gerdek gecesi bu özlemi görseydi;gül bahçesi hem güle hem dala ağlardı,uçan kuş uçmaktan vazgeçer ağlardı,gerdek gecesi öpüşmeye, sarılmaya ağlardı.Zaloğlu bu zülmü görseydi,ecel bu çığlığı duysaydı,cellâdın yüreği olsaydı;Zaloğlu savaşa, yiğitliğe ağlardı,ecel bakardı kendine ağlardı,cellât, yüreği taş olsa, ağlardı.Kumru, başına geleceği duysaydı,tabut, içine gireni bilseydi,hayvanlarda bir parça akıl olsaydı;kumru selviden ayrılır ağlardı,tabut omuzda giderken ağlardıöküzler, beygirler, kediler ağlardı.Ölüm acılarını gördü tatlı can,koyuldu işte böyle ağlamaya.Olanlar oldu, gitti dostum benim.şu dünya bir altüst olsa, aülasa yeri var.öylesine topraklar altında kalmışımMevlana

Hz. Mevlana sözlerinin şifa ve gıda oluşunun sırrını şu sözlerle açıklaaktadır:"Söz söyleyen kemal sahibi olursa, marifet ve hakikat sofrasını serdi mi, o sofrada her türlü yemek bulunur. Herkes orada gıdasını bulur."

Sabreden göklerin üstüne yükselir..

“Kul, gece gündüz Hakk’a ağlayıp yakarır, derdinden dolayı yüzlerce şikâyette bulunur. Cenab-ı Hak da ona: ‘Ey bîçâre, dert ve mihnet seni doğru yola çıkarır. Ey kusurlarla dolu olan; şikâyetini, seni bizden uzaklaştıran nimetlerden et.’ Gerçekte her düşman, sana bir ilaç, faydalı ve ferahlandırıcı bir kimyadır. Zira onlardan kaçar, Cenab-ı Hakk’ın lütuf ve yardımlarına iltica edersin. Seni Hak’tan başka şeylerle meşgul eden dostlarınsa, hakikatte düşmanlarındır. Porsuk adında bir hayvan vardır, boyuna dayak yedikçe semirir. Onu dövdükçe daha iyileşir, vuruldukça semizleşir! Gerçekten müminin nefsi de bir porsuk gibidir, zahmet ve mihnet onu güzelleştirir, semirtir. Bu sebepten peygamberler cevr ü cefaya uğramış, halktan daha çok meşakkat çekmişlerdir. Zira canları da diğer canlardan daha temiz, daha üstündü. Onun için başkaları, onların çektiğini çekmedi. Deri, ilaçlarla belâlara katlanıp, sonunda öyle Tâif derisi gibi güzelleşir. Ona acı ve keskin ilaçlar sürülmeseydi, tamamen işe yaramaz ve pis pis kokardı. İnsan da tabaklanmamış deri gibidir; rutubetten bozulur, ağır ağır kokar. Sen ona bol bol acı ve keskin ilaçları sür de; o, güzelleşip, temizleşip, kıymetlensin. Buna gücün yetmezse, Cenab-ı Hak sana istediğinin dışında bir maraz verince ona rıza gösterip sabret. Dosttan gelen belâ seni temizler. O’nun ilmi senin tedbirinden üstündür.” (Mesnevî, IV:91-107)

Sevgi bir çiçek ise, Saygı onu koruyan saksıdır, Çiçek solmaya başlamışsa dikkat edin, Saksı mutlaka çatlamıştır.. -(Mevlana)-

Küçük sıkıntılar büyük belâlara manidir Mevlânâ bu konuyu hikâye ile anlatır. Bir adam Hz. Mûsâ’dan kendisine hayvanların dilini öğretmesini ister. Hz. Mûsâ, bu isteğin tehlikeli olduğunu, herkesin buna tahammül edecek gücü olmadığını söylerse de adam ısrar eder. Bunun üzerine Cenab-ı Hak’tan, Hz. Mûsâ’ya onu üzmemesi, dileğinin hiç olmazsa bir kısmının yerine getirilmesi için vahiy gelir. Hz. Mûsâ adama yalnızca evindeki köpekle horozun dilini öğretir. Bir sabah adam hevesle bu hayvanların konuşmasını dinlemek için bahçeye çıkar. Evin hizmetçisi sofra örtüsünü bahçeye silkerken bir parça ekmek yere düşer ve horoz hemen bu parçayı kapar. Köpek, horoza onun kırıntıları da yiyebileceğini, o parçanın kendisine münasip olduğunu söyler. Horoz, köpeğe üzülmemesini, o gün ev sahibinin atının öleceğini ve köpeğin bol yiyeceğe kavuşacağını söyler. Bunu işiten adam derhâl pazara gider, atını satar. Ertesi sabah aynı hadise tekrar eder. Köpek, horozu yalancılıkla suçlar. Horoz; atın satıldığını, ev sahibinin ziyanı başkasına yüklediğini, ancak o gün katırın öleceğini ve bütün hayvanlara ziyafet olacağını söyler. Bunu duyan adam katırı da satar. Üçüncü gün hadise tekrarlanır, horoz bu kez de evdeki kölenin öleceğini, yoksullara, köpeklere bol ekmek dağıtılacağını söyler. Adam köleyi de elden çıkarır. Diğer yandan üç belâdan da kurtulduğu için sevinmektedir. Dördüncü gün gelir. Açlıktan hâlsiz kalan köpek sitemde bulununca; horoz ev sahibinin her üç ziyanı da savuşturduğunu, ancak bu defa sıranın ona geldiğini; atın, katırın ve kölenin ölümlerinin kendisine gelecek kazayı def etmek için olduğunu fakat hırsa kapılan sahiplerinin bunu kabullenmediği için öleceğini, birçok yemeklerin yapılacağını, kurban kesilip yoksulların, hayvanların doyurulacağını dile getirir. Adam pişmanlık ve korkuyla Hz. Mûsâ’ya gider, canının bağışlanmasını ister. Hz. Mûsâ, atılan okun geri dönmeyeceği gibi, kazaya mani olmanın da imkânsız olduğunu anlatır, elinden gelen tek şeyin onun imanla ölmesi için dua etmek olduğunu bildirir. Adamcağız durumun ciddiyetini anlayınca korkusundan hastalanır ve ölür. Sen burnunu kanatmak istemezsin ama burnun kanar. Bu kanayış sana sağlık verir.” (Mesnevî, III:343
Sosyal Medyada Paylaş
Daha Fazlası İçin Tıklayınız

Güzel Sözler

Resimli Sözler