Mevlana Sözleri sayfa 23

"Hiçbir ayna, tekrar demir olmadı. Hiçbir ekmek, varıp harmanda buğday olmadı. Hiçbir üzüm artık koruk olmadı. Hiçbir olmuş meyve, yeniden turfanda hâle gelmedi. Piş, olgunlaş da bozulmaktan kurtul!”HZ MEVLANA

Kusur Bulmak İçin Bakma Birine , Bulmak İçin Bakarsan Bulursun .Kusuru Örtünmeyi Marifet Edin , İşte Ozaman Kusursuz Olursun ...Hz. Mevlana

Ayın, geceye sabretmesi, onu apaydın eder. Gülün, dikene sabretmesi, güle güzel bir koku verir.Hz. Mevlana

Konuşacaksan öyle bir konuş ki, inanayım.Ağlatacaksan öyle bir ağlat ki, susmayayım.Gideceksen öyle bir git ki, ölümüne unutayım.Ama seveceksen öyle bir sev ki;Konuşsanda, gitsende, ağlatsanda seveyim.“Yorulacaksan, zorlanacaksan, şikâyetçi olacaksan, keşkelere sığınacaksan,Söze ama diye başlayacaksan, girme aşk yoluna.Aşk yolunda u dönüşü yoktur!...”Aşk der ki sana:“Yolumdaysan, başım feda yoluna ama bil ki senin de başını isterim yoluma! Kahır, kapris gelecekse senden amenna. Ama ayağına diken batarsa yolumda, ah edip vahlanma. Aşk bilek gücü değil yürek işidir. Yüreğin yetmiyorsa düşme yollara...”[Hz. Mevlana]

Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten, kederi de sevinç haline sokabilir.

Hz. Mevlana, yeni bir durumsayış ve yeni bir anlayış:“Kendine gel, yepyeni bir söz söyle de dünya yenilensin! Sözün öylesine bir söz olmalı kidünyanında sınırını aşmalı. Sınır nedir, ölçü ne? Bilmemeli!”

Ey nasipsiz! Hem pencereni sımsıkı örtüyor, perdeleri çekiyor hem de ay ışığından nur umuyorsun. Dışarıda dolunay pırıl pırıl olmuş neye yarar. Sen yol vermedikçe o kapından içeriye giremez. Bu dünya gecesinde de iman nuruyla aydınlanmak istiyorsan gönül pencereni Hakka ve hakikata aç, gözünden o örtüyü kaldır.

Bir işe beraber girdiğin insanlara, O işi kendiişleri olarak benimsetmezsen, O insanlardan hayır bekleme.  Mevlana

Mutlu olmanın sırrını Peygamber Efendimiz’den öğren de, Allah sana ne verirse ona razı ol. Başına gelen derde, balaya razı olur da, ses çıkarmazsan, o anda hemen sana cennet kapısı açılır. Eğer gam elçisi sana gelirse, tanıdık bir dost gibi karşıla, onu kucakla. Zaten o sana yabancı değildir, onunla aşinalığın vardır. Sevgiliden gelen cefaya karşı sakın suratını asma, onu neşe ile karşıla, merhaba, hoş geldin de. Onu güler yüzle, tatlı sözle karşıla ki gönül alıcı o eşsiz varlık hoşa gitmeyen çarşafını üstünden atsın da güzelliği ortaya çıksın.

Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına tâc olmaktan iyidir.

 Akıl, iki çeşittir: Birincisi kazanılan akıldır; sen onu mektepteki çocuk gibiKitaptan, hocalardan, düşünceden, alışkanlıktan, kavramlardan, ve yeni ilimlerden öğrenirsin.Aklın başkalarınınkinden daha büyük olur fakat edindiklerinin ağırlığıyla yorulursun.Diğer akıl, Allah'ın ihsanıdır. Onun kaynağı ruhtadır.Gönülden bilgi pınarı fışkırdığında onun kaynağı ne bozulur, ne eskir ne de renk değiştirir.Edinilmiş akıl dışarıdan eve akan bir ırmağa benzer.Eğer yolu üzerinde bir engel olursa aciz kalır. Kendi içindeki pınarı ara sen!

Kalp ruha der ki: Ben severim, aşık olurum; ama acısını nedense hep sen çekersin. Ruh da cevap verir: "Sen yeterki sev".

Ayıplarım gönül seni, hal bilmeze hal sorarsın; yanında bülbül dururken, kargalardan gül sorarsın..! [Mevlana]

Üzülme, dert etme can!Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan, ne mutlu sana!Elinde olmayanları söyleme bana.Elinde olanlardan bahset can!Geceler hep kimsesiz mi geçecek?Gidenler dönmeyecek mi?MEVLANA

Gönlü aydın bir kişiye kul olmak, padişahların başına tâc olmaktan iyidir. Mevlana

"Kadere,hayra ve şerre iman etmedikçe, başa gelenin asla şaşmayacağına, başa gelmemesi mukadder olanın da asla gelmeyeceğine inanmadıkça, hiç kimse iman etmiş sayılmaz."

“Aşk geldi. Damarımda, derimde kan kesildi; Beni kendimden aldı, sevgiliyle doldurdu. Bedenimin bütün cüzlerini sevgili kapladı. Benden kalan yalnız bir ad, ondan ötesi hep o..” Hz. Mevlana...

"Ben, kendimde değilim; sen de, hem kendinde hem bende değilsinBen, hem kendimim hem de senim, sen de hem sensin hem bensinBugün, öyle garip bir haldeyim ki;Ben kendimde değilim, bilmiyorum, ben mi senim sen mi bensin"

  Mesnevi'den “Ey gönül! Senin içini aydınlatan yere, sana yakın olan olgun insanların bulundukları yere git ki; onlar sana gelecek belalara karşı siper olurlar.”“Onlar; senin kötülüklerini mâzur görürler de canlarının içinde sana yer verirler.” (c.2, 2576-2577)

Kalp ruha der ki: Ben severim, aşık olurum; ama acısını nedense hep sen çekersin. Ruh da cevap verir: "Sen yeterki sev".Değerse yola devam et arkana bakmadan!!! Deymesse Yol zaten senin icin orda bitmistir , geri dönülmesi zor bir yola girmissin demektir. onun için ilk adımı doğru at gerisi zaten gelir Hz.Şems-i Tebrizi (k.s)  Her zorluğun sonunda doğan bir ışık vardır. Eğer elleriniz diken yaralarıyla kan revan içinde kaldıysa, güle dokunmanıza çok az kalmış demektir. Buda geçer deyip sarılan yaraların bir daha kanamayacağını kimse söyleyemez.. Önemli olan kanayan yaraya merhem olabilmektir. Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür. Selviyi hür bir halde yücelten,kederi de sevinç haline sokabilir.Hz.Mevlana(k.s)

Ecel verileni almadan önce, verilmesi gereken herşeyi vermek gerekir.

Kurdun kuzuyu yemeye niyetlenmesinde sasilacak bir sey yok. Sasilacak olan odur ki, bu kuzu, kurda gönül baglamis, asik olmustur.                                              Hz.Mevlana(k.s)

Hayatta muvaffak olmak için üç sey lazimdir: Dikkat, intizam, çalisma. Hz.Mevlana(k.s)

Sevgide güneş gibi ol, dostluk ve kardeşlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol,tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol,her ne olursan ol, ya olduğun gibi görün, ya göründügün gibi ol.

Bin ''SENE,,de okusam...ne ''BİLİYORSUN,, diye sorsalar bana,''HADDİMİ,, bilirim derim.

Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşıdakinin anlayabildiği kadardır.

Herkese umutlu sabahlar....Dibi yosun tutan denizlerle ilgilenme,Sen dağları seyret,Yenik düşüyorsan özlemlerine aldırmaKalbindeki o uçsuz ,bucaksız sevgiyi hissetIşıklar sönmüş ve karanlıksa ona da aldırma,ay ışığını seyret sabretSabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsunSabret ki her şey gönlünce olsun

· Tam inanç aynası kesilen kişi, kendini görse bile, Tanrı'yı görmüş olur. · Bilgiye ulaştı mı ayak, kanat olur. · Göz olgunlaştı mı, temeli, özü görür. Ama kişi şaşı oldu mu parça buçuğu görür ancak. · Sınama, deneme yolunda bilgi, tam inançtan aşağıdır, zindansa yukarı. · Can, doğan kuşuna benzer, beden ona bir tuzak

Sen çiçek olup etrafa gülücükler saçmaya söz ver. Toprak olup seni başının üstünde taşıyan bulunur. Hz.Mevlana

Tanrı yüzünü çirkin yaratmışsa, kendine gel de, hem çirkin yüzlü hem çirkin huylu olma bari...

Bir gece sohbet ederlerken kapı vurulmuş, dışarıdan kalabalık bir güruh; ”Şeeeems dışarı çıkkk!” diye bağırmıştı. Mevlana yaklaşan acı kaderi sezmişçesine: ”Çıkma” diye yalvardı. Zat boyutundan, Hikmetten öte Kudretten bakan Şems gülümsedi: ”Telaşlanma, verdiğimiz sözü tutma vakti gelmiştir” diyerek kapıya yöneldi. Mevlana: “Ne sözü, nereye, niyeee?” diye yapıştı ellerine… Şems, yıllardır sakladığı sırrı söyledi: “Şam’da Rabbime yalvarmış, aşkımı seyredeceğim bir ayna istemiştim. Rabbim seni verdi, sende seyrettim…” İyi işte, seyre devam edelim, dedi Mevlana. Şems; ”Rabbim de bana demişti ki, o aynayı verirsem ne bağışlarsın? Tereddütsüz şöyle demiştim; Başımı veririm!…” Şems dışarı çıktı. Sadece bir “ALLAH” nidası duyuldu. Ay ışığında yerde üç beş damla kan seçiliyor, ama ne baş, ne ceset, ne de katiller gözükmüyordu!… Aşkları sır olmuştu. Mevlana’yı sahiplenenler, Onu paylaşmak istemeyenler şehit etmişti Şems’i. Aşkın doğasıydı en yakın çevrenin tahammülsüzlüğü!… Aşkın doğasıydı Firkat!...

Her dil, gönlün perdesidir.Perde kımıldadı mı, sırlara ulaşılır.Hz. Mevlana

Kurdun kuzuyu yemeye niyetlenmesinde sasilacak bir sey yok. Sasilacak olan odur ki, bu kuzu, kurda gönül baglamis, asik olmustur.                                              Hz.Mevlana(k.s)

Kalbi ve sözü bir olmayan kimsenin, yüz dili bile olsa, o yine dilsiz sayılır..

cahillik insanı çirkinleştirir.Suskunlugum asaletimdendir.Her söze verilecek cevabın vardır.Lakin bakarım laf lafmı dıye adam adam mı diye.

Küfürle iman, yumurtanın akıyla sarısına benzer. Onları ayıran bir berzah var, birbirine karışmazlar. Hz.Mevlana

Yola Çıktıklarını Yolda Bulduklarına Değişirsen; Hem Yolunu Kaybedersin Hem Dostunu...HZ.MEVLANA

Gerçekten güzel sözler, bilgileri paylaşan arkadaşlara teşekkürler.

Bitkinin güzelliği, tohumun iyiliğinden,İnsanın güzelliği ise, kalbinden gelir...Hz.MevlanaGururlu ve kibirli insan,Bomboş dallarını gökyüzüne yöneltmiş selvi, kavak nevinden bir ağaca benzer, Mütevazı insan ise,Dalları meyve dolu ağaç gibidir. Tevazu ile başı öndedir...Hz.MevlanaAkıl diyor ki; "Yokluğa ayak atma ki, orada dikenler vardır"Aşk ise "Dikenler orada değil, dikenler sende, senin içindedir" diyor,Kendine gel, sus da, varlık, benlik dikenlerini gönlün ayağından çıkar,İçindeki gül bahçelerini seyret...Hz.MevlanaKalbin edebi sükuttur, susan kurtulur,Güzellik dilin altında gizlidir,Sükut, incelik, edep ve zerafet,İnsanı her gittiği yerde sultan yapar...Hz.MevlanaBir cümle yeter sözden anlayana,Destan yazsan fark etmez laftan anlamayana...Hz.MevlanaFakru zaruret içinde boğulan gönüller, dumanla dolu bir eve benzer,Sen onların derdini dinlemek suretiyle o dumanlı eve bir pencere aç ki,Onun dumanı çekilsin ve senin de kalbin rakikleşip ruhun incelsin...Hz.Mevlana

Hayatta muvaffak olmak için üç sey lazımdır: Dikkat, intizam, çalışma.

Yapılma, yıkılmadadır; topluluk, dağınıklıkta; düzeltme, kırılmada; murat, muratsızlıktadır; varlık yoklukta. Her şey buna benzer.. öbür zıtlar ve eşler de hep bunlar gibidir. Birisi geldi, yeri bellemeye, sürmeye başladı. Aptalın biri dayanamayıp feryat etti. Dedi ki: "Bu yeri neden yıkıyorsun... Neden yarıyor, dağıtıyorsun?!" Adam dedi ki: "A ahmak, yürü git.. Benimle uğraşma! Sen yapılmayı yıkılmada bil!" Bu yer, böyle çirkin ve yıkık bir hale gelmedikçe, nasıl olur da gül bahçesi, buğday tarlası haline gelir? Düzeni alt üst olmadıkça nasıl olur da bostanlık, ekinlik olur, mahsul ve meyve yetiştirir? Yarayı neşterle deşmedikçe iyileşir, onulur mu hiç? Ahlatın, ilaçla yıkanmadıkça hastalığın nasıl geçer, nasıl şifa bulursun? Terzi kumaşı paramparça eder. Bir kimse çıkıp da o sanatını bilen terziye, "Bu canım atlası neden bu hale getirdin, neden kestin; ben kesik kumaşı ne yapayım?" der mi? Her eski yapıyı yaparlar, yenilerlerken eski yapıyı yıkmazlar mı? Marangoz, demirci ve kasap da bunun gibi, yeni bir şey yapacakları zaman önce o şeyi yıkıp yakıp harap etmez mi? O helileyi, belileyi dövmek -de öyledir-, onları adeta telef etmek, bedenin yapılmasıdır. Buğdayı değirmende ezmeseydin ondan ekmek yapılabilir miydi? Bizim soframızı bezeyebilir miydi? Hz. Mevlana..

Mesnevi’den:      “Doğruluktan nasibi olmayan, sermayesi bulunmayan arkadaş; sana gölgesini düşürür, senin sermayeni de alır gider!” (c.5, 2634-2637)

Üzülme-bir yandan korku bir yandan ümidin varsa iki kanatlı olursun.Tek kanatla uçulmaz…Üzülme-sopayla kilime vuranın gayesi kilimi dövmek değil,tozu atmaktır.Allah sıkıntı vermekle tozunu kirini alır.Niye kederlenirsin?Üzülme-taş taşlıktan geçmedikçe parmaklara yüzük olamaz.Yüzük olmak dileyen taş ezilmeyi yontulmayı göze almalıdır.(Mesnevi)

İlla birini seveceksen; dışını değil, içini seveceksin. Gördüğünü herkes sever a...ma, sen göremediklerini seveceksin. Sözde değil, özde aşk istiyorsan şayet; Ten'e değil, cana değeceksin...

Bu dünyada yaptığımız işlerden ötürü, gönlümüzde yüzlerce davul çalınıyor, kıyametler kopuyor. Yarın, yani ölünce davulların gümbürtülerini duyacağız. (Hz. Mevlana)

Surette kalırsan putperestsin. Her şeyin suretini bırak, manaya bak.Hacca giderken hac yoldaşı ara. Ama ha Hintli olmuş, ha Türk, ha Arap.Onun şekline, rengine bakma; azmine ve maksadına bak.Rengi kara bile olsa değil mi ki seninle aynı maksadı gdüyor, aynı senin rengindedir, sen ona beyaz de.

İnsaf et, aşk güzel bir iştir!Onun bozulması, güzelliğini kaybetmesi, (insanlardaki) tabiatın kötü niyetli oluşundandır.Sen, kendi şehvetine ve arzularına aşk adını takmışsın;Halbuki şehvetten kurtulup aşka ulaşabilmek için yol çok uzundur.

Gönlünde Allah sevgisi arttı mı, şüphe yokki Allah seni seviyor.

Sana affedilemeyecek kadar büyük hata yapan birine , akıl sınırlarının bittiği yerden başlayacak ceza vermek istiyorsan ; bütün samimiyetinle affet. Hissedilen her şeyi arşivleyen kader , kendisiyle en iyi biçimde ilgilenecektir..!Şems-i Tebrizi

 Herkes aynı fikirdeyse hiç kimse yeterince düşünmüyor demektir.  Mevlana

İlla birini seveceksen,dışını değil içini seveceksin.Gördüğünü herkes sever ama sen görmediklerini seveceksin.Sözde değil Özde istiyorsan şayet ; Ten’e değil,Can’a değeceksin.İçine akıttığın gözyaşınla bile sitem etme sevgiliye!...Derdini başına tac et "Sevgiliden geldi." diye...Ve dayan , sorma "İçime bu yangını salıp da nereye gitti?" diye!...Sen sevgine sadık ol, o seni sevmese bile!...Dediler ki ; gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki ; Gönüle giren gözden ırak olsa ne olur... Hz. Mevlana (k.s)Diyorsun ki âşık oldum; yalan! Aşk ile yanmadan gelme kapıma. Diyorsun ki yanıyorum; tamam ama, "kül" olmadan gelme kapıma.  ‘’Kalp ruha der ki: Ben severim, aşık olurum; ama acısını nedense hep sen çekersin. Ruh da cevap verir: "Sen yeter ki sev".Hz.Şems-î Tebrizi

O beden testisi ab-ı hayatla dopdolu, bu beden testisi ise ölüm zehiri ile. İçindekine bakarsan padişahsın, kabına bakarsan yolu yitirdin.

bütün sözleri çok güzel ama bu sözünü her söylediğimde duygulanıyorum....GEL NE OLURSAN OL YİNE DE GEL...

Ezil ki Can olasın.. Başına gelen eziyetler artıyor değil mi ? Buğdayı başak olsun diye toprağa attılar, değirmende un olsun diye ezdiler, ekmek oldu, dişleri ile ezdiler ; Ezil ki can olasın, can veresin...Hz.Mevlâna

Güzel güzeli çeker; Bunu bil de ona, "Temizler, Temizlerindir" ayetini oku.Dünyada herşey, birşeyi çekmiştir; Sıcak sıcağı çekmiştir, soğuk soğuğu.Aslı olmayanlar, aslı olmayanları çeker-durur. Ölümsüzler de ölümsüzlerden sarhoştur. Cehennemlikler cehennemlikleri çeker, ışıklılar ışıklıları ister.

Bedenine yağlı - ballı yemekler verdikçeÖzünde bir semizlik göremezsin.Beden, miskler içinde olsa gene de ölüm günü, pis kokusu duyulur.Miski bedenine değil, gönlüne sür;Misk nedir; ululuk sahibi Tanrı'nın tertemiz adı

Hikmeti istediğin kadar söyleSen ehil değilsen uzaktır o senden.İster yaz, belirt, ister söyle, anlat faydası yok.O senden yüzünü gizler O inatçı, bağlarını koparır da kaçar senden.Fakat yanar - yakılırsan, okumasan bile yanlışını görür de, o bilgi Elinde alışmış bir kuşa döner. O, her usta olmayan kişinin yanında durmaz. Köylünün evindeki tavuş kuşu gibi hani.

Bir parıltı vurmasa da Denizden su çekebilecek hale gelinceye dek iyi dostlardan gelen parıltı, gerekli bir şeydir.İlk önce gelen aks'i taklit bil;Ardı-ardına gelmeye başladı mı, gerçek olur artık.Gerçek akse ulaşıncaya dek dostlarından ayrılma. Sedefi bırakma; o katre daha inci olmadı ki.

Sevgisiz insandan dünya korkarmış. – Mevlana

Acı suda tatlı suda berraktır. Sakın görünüşe aldanma...Görünüşte herkes insandır ama gerçek insan hal ehli olandır.. H.Z MEVLANA..

Dikenden gül bitiren, kışı da bahar haline döndürür.Selviyi hür halde yücelten, kederi desevinç haline sokabilir.

 İnsanları iyi tanıyın, her insani fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin...Hz. Mevlana

KARDEŞİM;Kardeşim sen,Düşünceden ibaretsin,Geriye kalan et ve kemiksin,Gül düşünür, gülistan olursun,Diken düşünür, dikenlik olursun...

Bu dünya zindandır, biz de zindandaki mahkumlarız.Zindanı del kendini kurtarDünya nedir Allah’tan gafil olmaktır.Kumaş para öLçüp tartarak ticaret yapmak ve kadın dünya değildir.

Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını,aman sakın diye tembihler kendini. Halbuki aşk öylemi.? Onun tek dediği; Bırak kendini koy gitsin. Akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur.. Ne varsa harap bir kalpte var... Hz. Mevlana... 

Bu dünya dağa benzer, işlerimiz, yaptıklarımız da seslenmek gibidir. Seslerimiz güzel de olsa, çirkinde olsa ,dağa çarpar, döner yine bize gelir. Hz.Mevlana

Göğsünün içindekini hakiki gönül sanan kimse,Hak yolunda iki üç adım attı da her şey oldu bitti sandı.Aslında tesbih, seccade, tevbe, sofuluk, günahtan sakınma, bunların hepsi yolun başıdır.Hak yolcusu aldandı da bunları varacağı konak sandı.
Sosyal Medyada Paylaş
Daha Fazlası İçin Tıklayınız

Güzel Sözler

Ünlülerden Sözler Resimli