Kur'an da Geçen NEBİ Ve RESUL Kavramları Ne Anlamlara Geliyor.

Kur’an da Nebi ve Resul kavramları çok geçer. Bu kelimelerin anlamları konusunda birçok görüşler ileri sürenler vardır. Hatta Kur’an da geçen Nebi ve Resul kelimelerinin ortak ismi bulunmuş ayetler tercüme edilirken Arapça olmayan Farsça olan Peygamber olarak genelde tercüme edildiğini görürüz. Bu kelimenin aslında bizlerin dilinde alışkanlık haline de geldiğini söylemeliyim buna bende dahilim. Peygamber haber getiren anlamındadır ama Nebinin anlamı çok farklıdır. Öyle ayetler var ki NEBİ ve RESUL kelimesine peygamber der geçersek ayetlerin anlamlarında farklılaşma olduğu gibi ayetler arasında da çelişkiler yaratırız. Ayrıca ayetin özellikle bizlere vermek istediğini de anlayamayız. Yoksa normal konuşma esnasında peygamber dendiğinde hepimiz kimden bahsedildiğini biliyoruz burada bir sorun olmuyor. Belki de kolayımıza da geliyor diyebiliriz. 

Allah aynı ayette bazen her iki kelimeyi de kullanıyor. Eğer bu iki kelime aynı anlama gelseydi sizce kullanır mıydı? Önce bizler bu iki kelimenin ne anlama geldiğini doğru anlamalıyız ki Kur’an ı anlamaya çalışırken büyük yanlışlara düşmeyelim. Bir örnek vermek istiyorum. Ali İmran 81. ayet de şu cümleler geçer genel çoğunluk tercümelerde böyledir.

(Allah PEYGAMBERLERDEN şöyle söz almış ve “Bakın size kitap ve hikmet verdim şimdi yanınızda bulunanı doğrulayıcı bir PEYGAMBER geldiğinde ona mutlaka inanacak ve yardım edeceksiniz…..)

Hâlbuki peygamber diye çevrilen ilk kelime Kur’an da NEBİ diye geçer. İkinci olarak yazılan peygamber kelimesi ise Kur’an da RESUL olarak geçer. Şöyle diyebilirsiniz ne fark eder ki hepsinde kimden bahsedildiğini anlıyoruz. Kur’an da geçen diğer ayetlerin ne anlatmak istediğini doğru anlamak istiyorsak ÇOK ŞEYİN FARK ETTİĞİNİ GÖRECEKSİNİZ. Bu ayette Allah Nebiden bir söz aldığını ve onun içinde onlara kitap ve hikmeti yani bilgeliği verdim diyor. Daha sonra sizlere Kur’an ı doğrulayıcı bir RESUL gönderiyorum ona uyun diyor. Neden Kur’an ı tebliğ ederken elçisine özellikle RESUL kelimesini kullanıyor. Burası çok önemli.

Meryem 30: Çocuk şöyle dedi: «Ben Allah'ın kuluyum. O bana Kitab'ı verdi ve beni PEYGAMBER yaptı.» (Diyanet vakfı meali)

Ayette geçen Peygamber diye çevrilen kelime Kur’an da NEBİ olarak geçer. Bu ayetin bir ayet öncesinde Meryem anamız Hz. İsa daha bebek iken konuştuğunu söylüyor ve gelenlere çocuğu dinleyin dediğinde onlar şaşırıyor ve beşikteki çocukla mı konuşalım diyor. Hz. İsa da yukarıdaki sözleri söylüyor. Yani Hz. İsa Allah bana NEBİLİK MAKAMI VERDİ DİYOR. 

Bu ayet üzerinde sizlerin düşünmenizi rica ediyorum çünkü bu ayetten NEBİ ve RASUL kelimesinin anlamlarını ortaya çıkarmış olacağız. Allah yukarıdaki ayette Hz. İsa ya daha bebekken NEBİLİK makamını verdiyse onun RESUL LÜK görevinin de daha bebekken başladığını söyleyebilir miyiz? Din ve inanç adına daha sorumluluk yaşına dahi gelmemiş bir kişinin Rasul lük elçilik yani tebliğ görevinin başladığını tam olarak söyleyemeyiz. Zaten ayeti tercüme edenlerin bir kısmı bunu dikkate alarak şöyle çeviri yapmış.(Bunun üzerine beşikteki bebek şöyle konuştu: “Şüphesiz ben Allah'ın kuluyum. Bana Kitab'ı (İncil'i) VERMEYİ HÜKME BAĞLADI. Benim peygamber olmamı takdir etti.”NEBİ OLMASINI TAKDİR ETTİĞİNİ SÖYLÜYOR AYET. Allah Hz. İsa ya böyle yüceltilmiş bir makam vererek gelecekte bu kişinin sizlere tebliğleri olacağını yani Rasul olacağını bildiriyor ayette. Buradan da anlıyoruz ki NEBİ kelimesinin anlamı farklı RESUL kelimesinin anlamı farklı bir birine karıştırmamak gerekir. 

NEBİLİK ALLAH TARAFINDAN YÜKSEK MAKAMA GETİRİMİŞ KİŞİ ANLAMINA GELİYOR. YANİ NEBİLİK MAKAMIN ADI. RESUL İSE ALLAH DAN ALDIĞI VAHYİ EMİRLERİ İNSANLARA TEBLİĞ EDEN ANLAMINA GELİYOR.

Hac suresi 52. ayetinde özellikle bu iki kelime ayrı ayrı kullanılıyor ki farklı anlamlara geldiği anlaşılsın Senden önce hiçbir RESUL VE NEBİ göndermedik ki bir şey temenni ettiği zaman şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın.” Bu ayetten de anlıyoruz ki bu iki kelimenin asıl anlamlarını doğru öğrenmediğimiz takdir de ne Kur’an ı doğru anlayabiliriz nede İslam ı doğru yaşayabiliriz. Kur’an bu iki kelimenin ortak anlamını da farklı ayetlerde açıklarken biz nebileri de Rasulleri de MÜJDELEYİCİLER VE UYARICILAR OLARAK GÖNDERİRİZ DİYOR. Bunun dışında asla bir yetkileri yoktur.

Kur’an da dikkatimizi çeken çok önemli konu ise Yaradan özellikle ALLAH a ve RESULE uyun diye geçer. Bu emir hiçbir ayette ALLAH A VE NEBİYE UYUN DİYE GEÇMEZ. Acaba neden. Örneğin Ali İmran 132. ayette Allah'a ve Resûl'üne itaat edin ki rahmete kavuşturulasınız.” der. Ama Kur’an ı tercüme edenlerin genel çoğunluğu peygambere itaat edin diye çevirirlerSöylediğim gibi NEBİLİK yüksel dereceli makamın adıdır. 

Yaşadığımız dönemde VALİ olarak atanmış bir kişiyi düşünün. Bu kişi görevi esnasında devleti yönetenlerin çıkardığı kanunlar ve kendisine verdiği yetkiler ile makamında görev yapar. Bu kişi o görevde bulunduğu her anında validir ama toplumu yönetirken vereceği emirlerde hiçbir zaman kendi kafasına göre yönetmez kanunlara göre hükmeder görevini yapar. Özel hayatıyla ilgili konuları işine asla karıştırmaz bu kanunlarla yasaklanmıştır. YANİ BU MAKAM ONA YETKİ VE GÜÇ VERİR. AMA KİŞİSEL YAŞAMINDA KENDİ ŞAHSI ADINA KARŞISINDAKİ KİŞİYE ARZU YA DA İSTEKLERİNİ İLETTİĞİNDE KİŞİ EĞER UYGUN GÖRMÜYORSA BU İSTEĞİNİ KABUL ETMEYİP YERİNE GETİRMEYEBİLİR.

Şimdide bu konuyu Kur’an da geçen ayetlerden örneklerle anlamaya çalışalım. Peygamberimiz Allah ın vahiylerini tebliğ ederken RESUL olma görevini kullanıyordu ki bu durumda Allah elçisine kesin itaati emretmiştir. ÇÜNKÜ ALLAH IN RASULÜ ALDIĞI VAHYİ TEBLİĞ EDİYORDU ASLA VAHYİN DIŞINA ÇIKMADAN. BUNU BİRÇOK AYETİNDE DE İZAH EDİYOR BİZLERE VE NE DİYORDU? BEN YALNIZ KUR’AN A UYARIM. BENİM GÖREVİN SADECE TEBLİĞ ETMEKTİR. BURADAN ŞUNU ANLIYORUZ MUTLAKA UYULMASI GEREKEN RESULÜN ALLAH IN TEBLİĞ ETTİ VAHYİDİR.
Sosyal Medyada Paylaş
Daha Fazlası İçin Tıklayınız

Güzel Sözler

Ünlülerden Sözler Resimli