Mevlana Seçme Güzel Sözler Sayfa 4


Mevlana'dan Güzellikler

Mevlana sözleri ile ilgili derleme bir kitap almaya gerek kalmadı.En güzel sözler burada

Ey Can! Edep nedir diye arar sorarsan eğer, bil ki edep, her edepsizin edepsizliğine sabır ve tahammül gösterebilmektir..!

"Ne arıyorsan kendinde ara."     

en sevdiğim sözlerinden biri....Bil ki.. Domuzların önüne elmaslar serilmez, mücevherden ancak sarraflar anlar başkası bilmez, ne fark eder ki kör insan için elmas da bir cam da, sana bakan kör ise kendini camdan sanma. (Mevlana)

         Kişinin değeri nedir?         - Aradığı şeydir!            Hz. Mevlana

  ve en sevdiğim;Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.Işığı gördüm, korktum.Ağladım. ............... ................Gerçeği öğrendim bir gün...Ve gerçeğin acı olduğunu...Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata dalezzet kattığını öğrendim.Her canlının ölümü tadacağını,ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim.Ben dostlarımı ne kalbimle ne de aklımla severim.Olur ya ...Kalp durur ...Akıl unutur ...Ben dostlarımı ruhumla severim.O ne durur, ne de unutur ...

Yaşamak direnmektir,Sevmek güvenmektirUnutma; insan çoğu zaman dünyanın hakimiBazen de küçük bir kalbin esiridir...

Eşini beğen, işini beğen,aşını beğen ama "KENDİNİ BEĞENME" Hz. Mevlana

HERGÜN BİR YERDEN GÖÇMEKHer gün bir yerden göçmekNe iyiHer gün bir yereKonmak ne güzelBulanmadan, donmadanAkmak ne hoşDünle beraberGitti cancağızımNe kadar söz varsaDüne aitŞimdi yeni şeylerSöylemek lazım

kendi güzelliği yeter sözüne ne hacet...



24 saat

Dünyayı gezdim durdum,Giymedim başıma taç.Ne zengini tok gördüm,Ne fakiri aç.Ya Rabbi öyle bir fevzii kanaat ver ki;Zengine değil fakire de eyleme muhtaç.Şu çeşmenin haline bak,Su içecek tası yok.Kırma insan kalbini,Yapacak ustası yok...

Hz.Mevlana'dan sevgiler

bende küçük bir hikaye anlatayım adamın birisi karısına ne istersen iste sana herşeyi alayım vereyim der karısıda günün birinde ben dünyadaki herşeyi geçmişi geleceği hepsini istiyorum der adam ne yapacağını bilemez ve hz. Mevlanaya olanları anlatır. ha Mevlana adama karının önüne götür Kur'an ı Kerimi koy çünkü onun içinde geçmiş gelecek onun istediği herşey var der.....

gül

Acı suda tatlı suda berraktır. Sakın görünüşe aldanma...Görünüşte herkes insandır ama gerçek insan hal ehli olandır.. H.Z MEVLANA..

Kalpmidir insana sev diyen?Yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi sevmek nedir? Bir muma ateş olmak mıdır? Yoksa yanan ateşe dokunmak mı ?                     {Hz.Mevlana}

Üzülme!Dert etme can!Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan, yürüyebiliyorsan ne mutlu sana!..Elinde olmayanları söyleme bana… Elinde olanlardan bahset can!… Üzülme!..Geceler hep kimsesiz mi geçecek?Gidenler dönmeyecek mi?Yitirdiğin her ne ise; bir bakarsın yağmurlu bir gecedeVeya bir bahar sabahında karşına çıkmış.Bil ki güzellikler de var bu hayatta…Gel Git’lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin?Hüzün olgunlaştırır ,Kaybetmek sabrı öğretir…Hz. Mevlana

Ne zaman vuslat Ey Yar! Can bitap düştü,saçlarıma hazan düştü. Sevdama köz düştü.Lime lime etti bu hasret beni.İlmek ilmek cana dokudum da seni, gönül gözüme hayranlık düştü.Özlem iklimlerinden dergahına sesleniştir bu, ahı feryada karışmış bir kıtmirin yanmasıdır.Gel ne olur bir gün çıkıp gel alev almadan ruhum.Canı dişinde,özü közünde bir ağlayıştır bu.Kâlin Hâle serzenişi,Mecnunun leylaya vurgunluğu.Gel ateşe su(uuu)…Hz. Mevlana...

ETMEDuydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle Huzurumu bozuyorsun sen mavediyorsun etme Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme   Mevlana Celaleddin Rumi

. Allah ile olduktan sonra ölüm de, ömür de hoştur. . Aşk altın değildir, saklanmaz. Aşıkın bütün sırları meydandadır.. Yeşillerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıllardan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir.

   MEVLANA'NIN MEZARININ SIRRI    Eski Türklerde mezarların altına Farsça 'zir-i zemin' yani 'zeminin altı' denilen bir mezar odası yapılırmış.Mevlana'nın naaşı da böyle 4 metrelik bir mezar odasına konmuş.Ancak o tarihten bu yana mezar odasına kimse inmemiş.Sadece bir kişi hariç.Rivayete göre Sultan Dördüncü Murad, Mevlana'nın türbesini ziyarete geldiğinde, mezar odasının içinde ne olduğunu çok merak etmiş ve bu odaya girmek istemiş.Ancak dönemin Mevlevi büyükleri, buna kesinlikle karşı çıkmış ve girmesini engellemişler.Bunun üzerine Sultan, elindeki tespihi, ağzı açık odanın içine atmış.Veya düşürmüş.Bu tespihi almak üzere 7 yaşında bir kız çocuğu mezar odasına indirilmiş.Bilinen tek şey, odanın iki tarafından aşağı doğru merdivenlerin indiğiymiş.Kız çocuğu mezara inip çıktıktan sonra dili tutulmuş.KÜÇÜK KIZ MEZAR ODASINDA NE GÖRMÜŞTÜİşte bu olaydan sonra 'mezar odasının sırrı' iyice merak edilmeye başlanmış.Acaba kız çocuğu orada ne görmüştü de dili tutulmuştu?Bir iddiaya göre, oda çok karanlık olduğu için çocuk çok korkmuş ve geçirdiği travmadan dolayı dili tutulmuştu.Ancak bir başka iddia daha var ki, o 'mezar odasının sırrını' daha da koyulaştırıyordu.Selçuklu Türkleri o tarihte mumyalama tekniğini biliyorlarmış. Fatih Sultan Mehmed dahil 7 padişahın naaşı mumyalanmış.Mevlana'nın naaşı da mumyalandığı için muhtemelen öyle duruyordu.Kız çocuğu orada yatan Mevlana'yı görünce bu hale gelmiş olabilirdi.Bu olay dönemin önde gelen Mevlevilerini harekete geçiriyor ve 1640 yılında mezar odasının ağzı tuğlayla örülüp üzeri kurşunla kaplanıyor.O tarihten sonra mezar odasının ağzındaki kurşun hiçbir zaman kaldırılmadı.Mezar odası, sırlarıyla birlikte belki de ebediyete kadar sessizliğe gömüldü.1930'LU YILLARDA MÜZE MÜDÜRÜNÜN ODASINDAAncak odanın hikáyesi burada bitmiyor.Aradan 300 yıl geçtikten sonra, Mısır'daki piramit sırlarına benzeyen bir dizi olay daha yaşanacaktı.    1930'lu yılların güzel bir gününde, Mevlana Müzesi'nin Müdürü Yusuf Akyurt odasında tek başına otururken, aklına sandukanın altındaki mezar odası gelir.İçinden 'Acaba şu odaya bir girsem de içinde ne olduğunu görsem' diye geçirir.Ancak tepki çekeceğini düşündüğü için kararsızdır.O AN KAPI ÇALINDI YAŞLI ADAM GİRDİTam o esnada kapı çalınır ve içeri, müzenin yaşlı odacısı girer.Bu yaşlı adam aslında, Mevlevi dedesidir. Cumhuriyetin ilanından sonra tekke ve zaviyeler kapandığı için müzeye çevrilen türbede odacı olarak çalışmayı kabul etmiştir.Yaşlı Mevlevi dedesi saygılı bir şekilde içeri girer ve Yusuf Akyurt'un tüylerini diken diken eden şu cümleyi söyler:'Sakın oraya inmeyi düşünmeyin...'Ancak bu şaşkınlık, müdürü kararından vazgeçirmez. Mezara inmek üzere kurşunla kaplı kapağın önüne gelir.Halıyı kaldırır. Tam kapağı açmak üzereyken, bir adam haykırarak içeri girer:'Müdür bey, yetiş evin yanıyor...'Yusuf Akyurt gelinceye kadar evi kül olmuştur.İşte tam o sırada eline bir telgraf tutuşturulur.Müze müdürü başka bir yere tayin edilmiştir.KONYA-ANKARA YOLUNDAKİ KAZAKonya-Ankara yolu o gün çok ıssızdı.Uzaktan gelen kamyonun farları, henüz tam karanlık hale gelmemiş ufukta cılız iki nokta gibi duruyordu.Şoförün yanında kapıya dayanmış şekilde oturan çocuk kimbilir hangi hayallere dalmıştı.Kamyon bir kavise girdiği sırada kapı aniden açılır ve çocuk alacakaranlığın içinde kaybolur.Kamyon durup, içindeki iki adam kapıdan uçan çocuğa ulaştıklarında iş işten geçmiştir.Çocuk öteki dünyaya göçmüştür.Çocuğun başında duran ikinci adam, başı ellerinin arasında hüngür hüngür ağlamaktadır.O adam, Konya'dan tayini çıkan Müze Müdürü Yusuf Akyurt'tur.Kimine göre, mezar odasının sırrı, onu hálá takip etmektedir.MEZARIN BAŞINDA SÖYLENEN SON SÖZLERYusuf Akyurt oğlunun cenazesini alıp Konya'ya döner. Cenaze töreninden sonra doğruca Mevlana Müzesi'ne gider ve sandukanın başında ellerini açıp haykırmaya başlar:'Yetmedi mi? Affet artık...'

Hz. Mevlânâ’nın Vasiyeti:Size, gizlide ve açıkta Allah’tan korkmayı, az yemeyi, az uyumayı, az konuşmayı, isyan ve günahları terk etmeyi, oruç tutmayı, namaza devam etmeyi, sürekli olarak şehveti terk etmeyi, bütün yaratıklardan gelen cefaya tahammüllü olmayı, aptal ve cahillerle oturmamayı, güzel davranışlı ve olgun kişilerle birlikte bulunmayı vasiyet ediyorum. İnsanların en hayırlısı, insanlara yararı olandır. Sözün en hayırlısı, az ve anlaşılır olanıdır.

MEVLA'nın her şeydeki sırrı SABIRdır.Acıya sabredersin adı METANET olurAçlığa sabredersin adı ORUÇ olur,İnsanlara sabredersin adı HOŞGÖRÜ olur,Dileğe sabredersin adı DUA olur,Duygulara sabredersin adı GÖZYAŞI olur,Özleme sabredersin adı HASRET olur,Sevgiye sabredersin adı AŞK olur....

Mecnun değilim dost;lakin çağırırsan çöllere gelirim.Sana yalan halde gelmem, toplarım özümü yalın halde gelirim. Kapıyı çaldığında "kim o?"dersen; ben olmam kapında sen olur gelirim.Sen gel de yeter ki,yola yük olmam,yol olur gelirim(Hz. Mevlana)

Eğer "dokuz" CanLı olsaydın biLe.. En fazla "sekiz" kez kaçabilirdin ölümden..Bil ki, "yedi" düvele sultan olsan dahi.. Yerin "aLtı" mekan olacak sana.. En fazla "beş" metre kumaş götürebileceksin..Kapatacaksın "dört" açsanda gözünü..Bu dünya "üç" günlük dünya.. Azrail'in yanında "iki" kat olup yalvarsanda nafile..Elbet "bir" gün öleceksin..İşte o gün herşey "sıfır"dan başlayacak!

Üzülme der Mevlana ..! istediğin bir şey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı için ya da gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur. . . !

"Biz birleştirmek için geldik, ayırmak için değil."

"Tapımızda (yolumuzda) riyazat yok; burada hep lütuf var, bağış var. Hep sevgi, hep gönül alış, hep aşk, hep huzur var burada."

Mevlana Oğluna Der ki;“Bahaeddin! Eğer daima cennette olmak istersen,herkesle dost ol, hiç kimsenin kinini yüreğinde tutma!Fazla bir şey isteme ve hiç kimseden de fazla olma!Merhem ve mum gibi ol! İğne gibi olma!Eğer hiç kimseden sana fenalık gelmesini istemezsen,Fena söyleyici!Fena öğretici!Fena düşünceli olma!Çünkü bir adamı dostlukla anarsan, daima sevinç içinde olursun..İşte o sevinç Cennetin ta kendisidir.Eğer bir kimseyi düşmanlıkla anarsan, daima üzüntü içinde olursun.İşte bu gam da cehennemin ta kendisidir.Dostlarını andığın vakit içinin bahçesi çiçeklenir, gül ve fesleğenlerle dolar.Düşmanları andığın vakit, için dikenler ve yılanlarla dolar, canın sıkılır, içine pejmürdelik gelir..Bütün peygamberler ve veliler, böyle yaptılar,içlerindeki karakteri dışarı vurdular.Halk onların bu güzel huyuna mağlup olup tutuldu,hepsi gönül hoşluğu ile onların ümmeti ve müridi oldular.”Mevlana oğluna der ki:Bahaeddin!Düşmanını sevmek, düşmanının da seni sevmesini istersen, kırk gün onun hayrını ve iyiliğini söyle, o düşman senin dostun olur; Çünkü gönülden dile yol olduğu gibi, dilden de gönüle yol vardır.

[]

**Ey İnsan Kaf dağı kadar Yüksekte olsanda, Kefene Sığacak Kadar Küçüksün. Unutma herşeyin bir hesabı var üzdüğün kadar üzülürsün. (Hz. Mevlana) **Cebi zengin fakat ruhu fakir olan insanın hali çok rezil ! Çünkü o; 'herşeyin fiyatını bilir, değerini değil.' // Mevlana // ***Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye, kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler.  Hz. Mevlâna***Farkındayım bende hayatımdaki sahte varlıkların. İstesem temizlemesinide bilirim. Ama bunca sahteliğin samimiyetime ihtiyacı var // Mevlana // ***Hırsı bırak, kendini boş yere harcama! Şu toprak altında çırak da bir, usta da. . . ! (Hz. Mevlana)

Bir mum diğerini tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez.(Hz.Mevlana)

Akılsız, yüzü güzele ; Akıllı, gönlü güzele tâlip olur . Zaman yüz güzelliğini tüketir ama gönül güzelliğini artırır.Mevlana
Sosyal Medyada Paylaş
Daha Fazlası İçin Tıklayınız

Resimli Sözler

Güzel Sözler