Mevlana Sözleri sayfa 18

Ben dostlarımı ne aklımla ne kalbimle severimOlur ya kalp dururAkıl unuturBen dostlarımı ruhumla severimO ne durur,ne de unutur

Ay İle Güneşim GeldiAyla güneşim geldi, bak göz ışığım geldi İnci kaynağım geldi altın pınarım geldi Sarhoşum nice ondan coştu bakışım nurdan Özge şey mi istersin? Özge yoldaşım geldi! O gümüş tenli güzelim girdi Yusuf’um kapıdan O yol kesenim geldi, tövbe bozanım geldi Eski yoldaşım dinle! Dünden iyidir şimdi Müjde sarhoşuydum dün, ondan ulağım geldi Dün fenerle ben kentte pek arandığım o kişi Gör bugün yol üstünde güller bostanım geldi Sardı elleri belime hem kucakladı o beni Bir taç ve kemer sundu, işte sultanım geldi Bak bahar ve bahçesine! Bak şarap kadehlerine! Bak coşan azıklarına! Gül şeker dalım geldi O hayat suyumdur hey! Ben ölümden korkmam ki Ürkmem serzenişlerden, çünkü kalkanım geldi Ondan yüzük aldım hey, ben Süleyman’ım artık Ah nasılda şahane, baştaki tacım geldi Dert haddini aştıkça aşkta yolculuk ettim Yolculuktan ah Mevlam mutluluk payım geldi İçki vaktidir şimdi şimşek çakıyor başta Uçmak vaktidir şimdi kol ve kanadım geldi İşte parlamak vakti bir seher gibi parlak İşte gürlemek vakti çünkü aslanım geldi Aldılar beni yerden, sözlerim yarım kaldı Vardım göğe dünyadan arlanış savım geldi   Mevlana Celaleddin Rumi 

Surette kalırsan putperestsin. Her şeyin suretini bırak, manaya bak.

Aşka yanmalı can dediğin, Ya canan olmalı; Ya da canını almalı, Yar diyemezsin herkese; İçindeki yaran olmalı .. Herkesinde bir yüreği vardır, Ama yürek dediğin başka yanmalı... Hz. Mevlana... 

 A kardeş, keskin kılıcın üzerine atılmadasın, tövbe ve kulluk kalkanını almadan gitme.Hz. Mevlana

  İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu alem yok değildir.

Denizin dibinde inciler taşlar karışık bulunur.Övülecek şeyler de kusur ve yanlışların arasında bulunur.                               MEVLANA

Her kötü huyunu bir diken bil Diken, güçlenmede, boy atmada... Diken sökecekse kocalmada, gücü kuvveti eksilmede. Diken, her gün, her solukta daha da yeşermede. O, daha da gençleşiyor; sen, daha da kocalıyorsun.. Tez ol, vaktini boş geçirme. Her bir kötü huyunu bir diken bil; dikenler, kaç keredir ayağını yaraldı. Kaç kere, kötü huyun yaraladı seni; fakat sende duygu yok ki; duygusuz yaratılmışsın. Çirkin huyunun, başkalarını yaraladığını bilmiyorsan. Kendi yarandan da haberin yok değil ya; sen hem kendine azapsın, hem başkalarına.  

Sesini değil, sözünü yükseltmeli insan. Çünkü gök gürültüleri değil, yağmurlardır yaprakları yaşartan..

Ne vakte kadar testinin şekli, biçimi ile üstündeki nakışlarla oyalanıp duracaksın? Testini şeklini, nakşını bırak da içindeki suyu ara.Yani, insanların güzelliklerine, dış görünüşlerine bakma da ahlâklarına, huylarına, tabiatlarına bak.Mevlana

"Güzel bir gülü,güzel bir geceyi,güzel bir dostu herkes ister. Önemli olan gülü dikeniyle, geceyi gizemiyle, dostu tüm derdiyle sevebilmektir.''(Şems-i Tebrizi)

Hz. Mevlana buyurur ki: “Sevgili senin belâ ve cefâya sabretmeni isterse, bundan sıkılma; çünkü o, belâlar içinde sana bûseler verir. Hazine yılansız, yâr ağyârsız, gül dikensiz olmaz!”

Doğruluk, Musa'nın asası gibidir. Eğrilik ise sihirbazların sihrine benzer. Doğruluk ortaya çıkınca, bütün eğrilikleri yutar. Hz.Mevlana

   Kendine gel ve züppelerden savaş umma. Tavus kuşlarından av avlama hünerini bekleme!

Yeşillerden, çiçeklerden meydana gelen bahçe geçici, fakat akıllardan meydana gelen gül bahçesi hep yeşil ve güzeldir...                                  Hz. MEVLANA

Altın ne oluyor, can ne oluyor, İnci mercan da nedir?Bir sevgiye harcanmadıktan, Bir sevgiliye feda edilmedikten sonra...Hz.Mevlana.

Aklın yoksa yandın... Ya kalbin yoksa? O zaman zaten sen yoksunki... Hz Mevlana... 

BU ŞİİR ONDAN UTANIYOR Bu ne güzel koku böyle, bu ne güzel koku. Gül bahçesinden yoksa gelen o mu? Gece mi bu gelen, misk mi bu, amber mi bu? Bu ne güzel koku böyle, bu ne güzel koku. O pazardan tezcecik yoksa o mu geliyor, yoksa güzelimiz geri mi geliyor ne? Bu nasıl yüz böyle, bu nasıl ışık? Bu nasıl ay böyle, bu nasıl güneş? Mağradan mı çıktı, dağdan mı iniyor, o yalnızlığın adamı, o dost? Boş yere arama şarap testisini sen. Koklama onun ağzını sen boş yere. Şu meyhaneciden mi geliyor sandın onu; dostum, onu sen kendin gibi belleme. Yolda o yapayalnızsa ne olur? Başında sarık yoksa ne çıkar? Ne bundan güneşe bir leke olur, ne ayın gösterişine zarar. Bu gece uyuma dostum, uyuma. Bir kolayına getir onu bul. Sarhoşlar meclisine hep böyle geceleyin gelir o. Bu gece uyuma dostum, uyuma. Biz duvara asılı duran resimleriz. Bizi yapan ressamın varlık şavkı duvarın üzerine bir vurdumu, bakarsın o anda canlanıvermiş, kımıldanmışız Onun selvi boyu bir göründü mü, bakarsın dünya güllük gülistanlık. Kalktı bir salındı, kendinibir gösterdi mi. bakarsın kıyamet koptu gitti. Bakarsın Calinus gibi hastalar ülkesindendir o. Bakarsın hayret yurdunda dolaşır hastalar gibi. Sustum artık ben, sustum artık Bu şiir utanıyor ondan. Mevlana Celaleddin Rumi

konuya yabancıyım ama bildiğim bir şey var mesneviyi kendi dilinde bütünsel olarak okumadığınızda uçuk kaçık anlamlar çıkabilir.

haklsın tarkan hocamkatılıyorum sana..

Medet Bilir misin adalet ağaca su vermekmiş…Zulümse dikeni sulamak…Biz dikeni sulayanlardan değiliz…Gece esen ve suçsuzların ahına karışan ...Bir yaz rüzgarı olmayı dileriz…Nice kuş vardır ki uçup dane arar, boğazınınkesilmesine sebep olur…O kuşlarki cinsi cinsiyle uçar…Güvercingüvercinle, doğan doğanla…Kim demiş, gül yaşar dikenin himayesinde. Dikenin itibarı, ancak gül sayesinde...Kimi zaman çok uzağı gören göz yerdeki tuzağı göremez..Geminin yüzmesi için suya ihtiyaç vardır. Lakin su geminin içine girerse onu batırır...Nekendimiz batalım ne sevdiklerimizi batıralım... Gel birbirimizinkadrini bilelim Çünki ansızın öleceğiz ve ayrılacağız birbirimizdenHz. Mevlana...

Kuş dile geldi ve yalvardı…Bir adam hileyle, kuşun birini tuzağa düşürerek yakaladı.Kuş dile geldi, yalvardı:”Ey ulu insan, sen koyunları, öküzleri yedin, bir çok deveyikurban ettin. Bu dünyada onlarla bile doymadın, benimlemidoyacaksın? Eğer beni bırakırsan ben sana üç öğütvereceğim.Bunlara uyarsan her müşkülün hallolur. Birincisini, elindeyken vereyim, eğer beğenirsen beni bırakırsın. İkincisini şu dama konarken,üçüncüsünü de şu ulu ağaçta söylerim,” dedi.Adam kuşu sıkı sıkıya tutarak:”Haydi söyle bakalım, eğer beğenirsem seni bırakırım,”dedi.”Kuşçağız ilk öğüdünü söyledi:”Olmayacak sözü kim söylerse söylesin, inanma” dedi.Adam öğüdünü beğenerek kuşu bıraktı. Kuş uçarak damınsaçağına kondu. İkinci öğüdünü söyledi:”Geçmiş gitmiş şeylere, kaçmış fırsatlara ah vahetme.” dedi. Sonra biraz geriye çekilerek orada bulunana ulu ağaca kondu:”Benim karnımda on bir dirhem ağırlığında pahabiçilmez bir inci vardı. Eğer beni kaçırmasaydın o şimdi seninolacaktı.” dedi.Bunu duyan adam ağlayıp inlemeye, saçını başınıyolmaya başladı. Bunu gören kuş seslendi:”Ben sana geçmiş gitmiş fırsatlar için ah vah edip üzülmedemedim mi? Madem fırsatı kaçırdın, neden üzülüpduruyorsun?Ya öğüdümü dinlemedin yahut da sağırsın. Ayrıca sanaolmayacak şeye inanma demedim mi? Benim bütün ağırlığım üçdirhem, karnımda nasıl on bir dirhem ağırlığında inci bulunabilir? ”Bunun üzerine adam kendi kendine:”Şimdi söylediklerini daha iyi anladım. Haydi şimdi de üçüncü öğüdünü söyle bakayım” dedi. Kuş:”Allah için o iki öğüdü güzelce tuttun da bendenüçüncüsünü mü istiyorsun? Uykuya dalmış bilgisiz kişiye öğütvermek, çorak toprağa tohum atmak gibidir. Aptallık vebilgisizlik yırtığı, yama tutmaz.” diyerek uçup gitti.‘Mevlana’

 Sevgi bir çiçek ise, Saygı onu koruyan saksıdır, Çiçek solmaya başlamışsa dikkat edin, Saksı mutlaka çatlamıştır.. -(Mevlana)-

Kendime YedirememDüşman saçmasapan lâflar eder, duyar can kulağım. Benim için kötü şeyler düşünür, görür can gözüm. Üzerime köpeğini salar, ısırır köpek ayağımı, çok acılar çekerim, çok acılar. Köpek değilim, onu ısıramam, ısırırım dudağımı. Büyük kişilerin sırlarına ortağım, gene de na şu kadar övünemem. Bütün ayıplar bende ama, ne yapıp yapmalı, ulaşmalı dostlara, geride kalmayı kendime yediremem.   Mevlana Celaleddin Rumi 

seveceksen öylece sev.Ne kusursuz insan ara ne de insanda kusur...birincisini zaten bulamazsın.İkincisinde ise bulduğun her kusur öğrendiğin her ayıp sahibini değil seni çirkinleştirir...her ikiside seni mutsuz eder...Birincisini bulamadığın için,ikincisinide bulduğun için mutsuz olursun...aynı dili konuşanlar değil aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir...

Bir adamın birçok hüner, fen, bilgi sahibi olduğuna bakma! Verdiği sözde duruyor mu? Vefâsı var mı? Asıl ona bak! Hakla ettiği sözleşmeyi yerine getiriyorsa, insanlara verdiği sözde duruyorsa, vefâlıysa onu istediğin kadar öv! Onun iyi vasıflarını bir bir say! O, senin övgünden, saydığın meziyetlerden daha üstün bir kişidir.

Taş, taşlıktan çıkıp yok olmadıkça, mücevher olup yüzüğe takılır mı hiç? Hz.Mevlana


Sosyal Medyada Paylaş
Daha Fazlası İçin Tıklayınız

Güzel Sözler

Resimli Sözler